1 Eylül 2015 Salı

Merve Akıncı | Röportaj

Öncelikle klasik soru ile başlayalım. Merve Akıncı kimdir, günlük hayatında neler yapar, nelerden hoşlanır?

- Merve Akıncı üniversiteden yeni mezun olmuş, toy, henüz hayatla yeni tanışmaya başlamış 23 yaşında, günlük hayatında kendini yazmaya ikna etmeye çalışan, fotoğraf çekmeyi ve çekilmeyi seven, gezmeyi her şeyden seven bir genç kızdır.

Peki yazmaya nasıl ve ne zaman başladın?

-2013 Aralık'ında başladım herhalde. Çok hatırlamıyorum. Wattpad'i bir şekilde keşfedip hikayeler yazmaya başlamıştım. Beğendiğim gibi beğenmediğim de çoktu. Biraz inada bindirdim işi. Bu kötüler bu kadar çok seviliyorsa ben daha iyisini yazar sevilirim mantığıyla başlamıştım.

Wattpad demişken, orada ilk yazmaya başladığında hiç aklında yazdıklarını kitaplaştırmak gibi bir düşünce var mıydı?

-Tabi ki yoktu.İnsanlar bize kızabiliyor madem kitap olacaktı neden başladın diye isyanları çok okuyorum. Asla kitap olacağı aklıma gelmezdi. Bunu da netleştirmiş olayım.

Bu süreç senin için kolay olmamıştır.Peki nasıl karar verdin, sonuçta senin hayatının değişmesine neden olacak bir karardı?

-Hayatımı değiştirdiği kesin ama hiç olumsuz açıdan bir şey düşünmedim. Kolay karar verdim. Wattpad'de yazıp keşfedildiğinizi düşünün. Tam bir masal başlangıcı gibi.

Kesinlikle bende aynı fikirdeyim. Severek okuduğum çoğu yazar Wattpad'de yazıyor. Bir de kitaplarına geçmeden önce benim de epeyce merak ettiğim ve duyduğum bir soru var. Yirmi Altı'ya ne olacak? En son Ankara imza gününden sonra yaptığın Periscope yayınında açıklamıştın fakat izlemeyenler için bir daha açıklar mısın?

-Yirmi Altı için fikrim sürekli değişiyor. Son düşüncem, Efsunlu Adamlar'ın ilk serisi yani şimdiki bittikten sonra ona devam etmek. İlginç bir şekilde çok sevilip merakla bekleniyor.Onu harcayacak değilim.

Efsunlu Adamlar çok harika bir hikaye.Ona da değinmişken, o kitap olacak mı? En son öyle bir düşüncenin olduğunu söylemiştin?

-Öyle bir ihtimal yazdığım her şey var artık :) Şahmelek'le başlayan ve süregelen çalışıyor olduğum bir yayın evi var.Dolayısıyla ihtimal dahilinde.

O zaman her yazdığını kitap kokulu bir şekilde okuyabileceğimizin müjdesini buradan verelim. Şahmelek'e tekrar değinmişken bize ondan bahsedebilir misin? İlk kitabın olduğu için yeri sende çok farklıdır. İde ve Aslan'ın aşkı, hele aynı rüyayı görmeleri benim hiç aklımdan çıkmayan bir kısımdı.Kitap olarak elinde tuttuğunda neler hissettin?

- Kesin konuşmayıp kitaplar konusunda kısmet diyelim :) Şahmelek ilk göz ağrım elbette. Keşfedilip sevilmemin yegane sebebi her şeyden önce. Kurgusu masalsı. Bilerek o şekilde düşünüp kurguladık. Hayatta her şey yeterince kötüyken biraz kafa dağıtıp iyi bir şeylere inanmak iyi gelir diye düşündüm.Kitap olarak elime ilk aldığımda adapte sorunu yaşadım :) Kitabı başka Merve Akıncı yazmış gibi geliyor dediğim çok oldu ama ayrı bir gurur tabi ki.

İkinci kitabın olan Senli'ye gelelim. Senli çok yoğun duygular barındırırken aynı zamanda çok sürpriz bir sonu vardı. Şahsen ben okuduğumda hazmetmem birkaç günümü almıştı. İlk defa bir kitabın sonunun mutsuz olmasına olumlu baktım. Bu konuda olumsuz tepki almaktan korktun mu? Sonuçta okurlar genelde mutlu son istiyorlar.

- Tabi ki çok korktum. Editörümle alay ediyordum hatta. "İmza günlerinde gelip de boynuna sarılırken beni boğmaya çalışanlar olursa direkt sana yönlendireceğim. O yaptı diyeceğim." diye baya üstümden sorumluluğu atmaya çalışıyordum :) Ama okurlarım da tıpkı benim gibi Senli'ye bu sonu yakıştırdılar. Başka bir sonunun romanı ne kadar klasikleştireceğini fark ettiler.

Epeyce geniş bir okuyucu kitlen var bu seni korkutmuyor mu?

-Hayır, bu beni mutlu ediyor. Alışması zor, değişik bir his her yerden izlenmek ve takip edilmek ama hoş da. Daha da büyüyeceğimize inanıyorum.

Bir okuyucun olarak benim de bundan hiç şüphem yok. Yazdığın kadar kitap da okuyorsun bildiğim kadarıyla. Peki senin için bir kitabın olmazsa olmazları neler? Kitap alırken genelde nelere dikkat edersin?

-Kitap alırken konusunun özgünlüğüne, dikkat çekiciliğine bakıyorum öncelikle.Yazdığım şeyleri okumayı sevdiğimden daha çok romantik tercih ediyorum. Dilinin geçmiş zaman olmasına da dikkat ederim mutlaka.

Uzun olarak son sorum. Okumayanlar için kitaplarını nasıl anlatırsın?

-Bu konuda çok kötüyümdür :) Kitaplarımı yazabiliyor ama anlatamıyorum. Çünkü bana göre birkaç cümlede özetlenemeyecekler gibi. İçlerinde küçük küçük ince detaylarda büyük anlamlar gizli. Mutlaka altını çizebileceğiniz iki kitabım var. En az bir çizik garantisi veriyorum.


KISA KISA

En son okuduğun kitap?
-David Levithan, Her Gün
En son izlediğin film?
-Walking On Sunshine
En sevdiğin yazar ve kitabı?
-Erdal Demirkıran, Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennemin Dibine Git
En sevdiğin şarkıcı ve şarkısı?
-Ay buna asla bir tane cevap veremem ki ya.. Bu ara taktığım The Black Keys - Tighten Up var.Ama bu sürekli değişiyor.
Keşke ben yazsaydım dediğin kitap?
-Başka Dilde Aşk, Mia Sheridan

Kendini bir kelime ile tanımlasaydın bu hangi kelime olurdu?
-En ağır basan özelliğim olan "tembellik" seçiyorum.:)
Hayatta asla tahammül edemeyeceğin şey?
Taklit edilmek.
Asla yapmam dediğin şey?
Fotoğraf çekmeyi bırakmak.

Bütün sorularım bu kadardı. Vaktini ayırıp röportaj yapmayı kabul ettiğini için çok teşekkür ederim.Umarım keyif almışsındır.
-Çok keyif aldım hem de orjinal bir röportaj olduğu kesin. :) Teşekkür Ederim :)

2 yorum:

  1. Şahane bir röportaj olmuş. Okurken çok keyif aldım. Tebrikler...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim, beğenmenize sevindim :)

    YanıtlaSil