29 Ekim 2015 Perşembe

Hatice Kurtaran - Röportaj



İlk olarak bize kendinden bahseder misin? İlginç sorularıma geçmeden seni tanıyalım.
-Ben 19 yaşında, yazı yazmaya tutkun, kitap okumaya bağımlı bir öğrenciyim aslında.

Peki seni en çok ne kızdırır?
-O kadar çok kızdığım konu var ki bu soruya cevap vermek beni daha fazla düşündürüyor. İçlerinden en çok göze çarpanı bekletilmek sanırım. Bekletilmeyi sevmediğim gibi bekletmeyi de sevmem.

Kendini üç kelime ile tanımla?
-Kitap sevdalısı, yazar

28 Ekim 2015 Çarşamba

KGBT 19. Tur | Ölümsüz Aşk - Burcu B. Filiz | Kitap Yorumu



Yazar : Burcu B. Filiz
Yayınevi : Aspendos Yayınevi
Sayfa Sayısı : 528
Basım Yılı : 2015

"Sana duyduğum bu aşk ölümsüz bir aşk"

Herkese merhabalar! Tur kitabımız yorum başlığından ve fotoğraftan da anlaşılacağı gibi "Ölümsüz Aşk" :) Yazarın Ölümsüz Aşk dışında yayınlanan bir romanı daha var çoğunuz biliyorsunuzdur Ünlü Aşk'ı. O kitabını okumadım, yazarın kalemiyle bu kitabında tanıştım. Sizlere kısaca kitabın konusundan bahsedeyim.

"Melis Saygın, sıradan bir kadın değildir. O hem bodyguard hem de psişiktir. Görevi gereği erkek kılığına girmesi gerekmektedir ve girer de. Fakat hiç beklemediği bir şey olur ve görevi esnasında aşık olduğu adam olan Toprak Arslan'la karşılaşır. Onun için geçmişi hatırlamak canını yaksa da görevi gereği erkek gibi davranması gerektiği için Toprak'a bunları belli etmemesi gerektir.
Toprak ise Arslan Holding'in sahibi yakışıklı, karizmatik ve dahası hayatı işten ibaret olan bir adamdır. Yıllar önce Melis'le aynı yerde bodyguard olarak çalışırken işini bırakmış ve kendini ticarete atmıştır. Yeni bir yatırım için bir gazinoya ortak olduğunda hiç beklemediği bir şey olur ve asla unutmadığı, kavuşamadığı kadın olan Melis'le karşılaşır. Geçmişleri yavaş yavaş yüzeye çıkarken aşkları artık geçmişte kalmayacaktır."





Kitabı gripken okudum ve işin tuhaf tarafı iki günde bitirdim. Normalde gripken okuduğum hiçbir şeyi anlayamıyorum. O açıdan kitap çok akıcı bir kitap başladığınız an hemen başka sayfaya geçmek istiyorsunuz. Kitabın kapağını çok hoş buldum lila rengi çok hoş olmuş kenarında. İç tasarımı da güzeldi fakat ben kitabın adının kitap içeriğini fazla yansıtmadığını düşünüyorum. Çünkü kitapta aşkın dışında macera da fantastik şeyler daha fazla yer alıyor. Bir an kendimi macera romanı okuyor gibi hissettiğim bölümler epeyce çoktu. Toprak'ı da keşke daha fazla görebilseydik dedim çünkü başlarda pek yoktu arada bir girip girip çıktı. :(  Kitabın son 150 sayfasında aşkı net bir şekilde okuyabiliyorsunuz. En sonunda benim sevdiğim bir ikili oluştu. Acaba onların da hikayesi olur mu dedim. Tabi bu yazarımıza bağlı bir şey :) Gelelim kitabın aslı karakteri olan Melis karakterine. Onu sevdim mi sevmedim mi anlayamadım. :)  Epey cesur bir tip olmasına rağmen arada saflıklar da yaptı tabi ki.  Toprak karakterine gelirsek ben onu kitapta tam anlayamadım başlar da dediğim gibi fazla yer almıyordu. Bunun dışında Taha karakterini başta sevip sonra nefret edeceğinizi düşünüyorum bende öyle oldu çünkü :D :D Son olarak size tavsiyem kitaba aşk kitabı olarak başlamayın daha çok macera tarzında bir kitap olarak düşünün. Bir de facebook sayfamızdaki yarışmaya katılarak kitabı kazanma şansını yakalabilirsiniz. 

24 Ekim 2015 Cumartesi

Seni İstemiyorum - Hatice Kurtaran | Kitap Yorumu + Alıntılar


Yazar : Hatice Kurtaran 
Yayınevi : Mendirek Yayınları
Sayfa Sayısı : 398
Basım Yılı : 2015

"Bu evlilik ailesini kurtaran fakat kendisini öldüren bir anlaşmaydı!"

Yağmurlu bir Cumartesi gününden herkese merhabalar! Nihayet gribi atlattım. Tam anlamıyla olmasa da iyileştim. Vee yeni bir kitap yorumuyla geri döndüm. 


17 Ekim 2015 Cumartesi

Berrin Karapınar- Röportaj


İlk olarak Berrin Karapınar kimdir, günlük hayatında neler yapar?

-Berrin Karapınar kendi halinde bir ev hanımıdır, eştir, iki yetişkin çocuk annesidir. Çocuklarını yuvadan uçurduktan sonra ikinci baharını yaşamaya başlamış kendini yazmaya adamıştır. Yuvadaki boşluğu yazdığı karakterlerle doldurmuş, değişik hayatlarla teselli bulmuş ve bulmaya devam ediyor. 

Kitabın yeni çıktı ve diğer romantik kitaplara oranla daha farklı bir konusu var. Bu kurgu nereden aklına geldi?

-Hiç bilmiyorum, birden aklıma gelen kurguyu yazıya döktüm ve bu hikaye oluştu. 

Peki bu kadar okuyucun olup, hikayenin kitap haline geleceğini hiç düşünmüş müydün?


-Her hikaye yazarı bir gün yazdıklarının kitap olması hayalini kurar, bende kurdum ama sadece hayaldi. :) Teklif gelince çok şaşırdım, sevindim ve mutlu oldum. :)

Kitabın çıktığında çevren bunu nasıl karşıladı, hayatında neler değişti?

-Şöyle anlatayım hikaye yazma aşkı başladığında tabi biraz her şeyi boşladım. Devamlı yazıyordum. Kelimeler beynimden fırlayacak gibi olduğu için yazmalıydım. Baştan biraz tepki aldım ama vazgeçmedim. Çocuklarım tarafından desteklendim ama hikayem kitaplaşınca herkes tarafından tebrik edilmeye başlandım. Emeğim karşılık bulmuştu. 

Firuze ve Cihan'ın aşkından bahsedelim. Çok ilginç bir aşkları var. Bu ikiliyi yazarken nelerden ilham aldın?

-Bilgisayar başına geçip wordu açıyorum sonra nasıl olduğunu bilmeden konu aklımda belirir ve yazmaya başlarım. Konu konuyu doğurur. Hikaye kendini yazmaya başlar. Geri döner hikayeyi baştan okurum. Bazen bunu ben mi yazdığım dediğim anlar bile oluyor. Birçok kişiye bu hissimi anlatmaya çalıştım ne kadar anlatabildim bilmiyorum. Benim için şundan veya bundan ilham almak gibi bir durum yok.




Peki bu yazma durumu ne zaman başladı? Ne zaman ve nasıl yazmaya başladın ? 

-Normalde hiç Türk dizisi izleyen biri değilim fakat bir gün TV'de Adını Feriha Koydum dizisine rastladım ve hoşuma gitti, izlemeye başladım. Tabi dizi sonra rezalet bir şekilde bitti . Fakat izlediğim dönemlerde bir fan sitesine kayıt oldum.Daha sonra fan sayfalarında bu çift üzerine hikayeler yazıldığını gördüm. Bir de ben deneyeyim dedim ve yazmaya başladım. Ceylin Cennetin Kapısı hikayemi de o dizi için yazmıştım. Dizinin sonunun o şekilde olmasını hayal ederek yazmıştım demek daha doğru olur sanırım. Sonra bu hikayemi birkaç arkadaşıma gönderdim ve beğenildi. Arkadaşlarımdan biri FOREVER adlı bir hikaye sayfası açtı ve bana senin de hikayelerini yayınlayalım dedi. İlk başlarda başka isimle yayınladım hikayelerimi. Okuyuculardan çok güzel tepkiler aldım ve başlayış o başlayış :) Tarih vermem gerekirse 2011 senesinden beri yazıyorum. 

Anladığım kadarıyla yazdığın kadar da okuyorsun. Senin takip ettiğin yazarlar kimler?

-Takıntılı olduğum yazarlar yoktur. Konusu psikoloji olmayan her türlü kitabı okurum. Yeter ki beni sarsın ve içine çeksin. Okuma yelpazem çok geniştir.

Yazmak ve okumak senin için ne ifade ediyor?

-İkisi de muhteşem duygular. Okurken kurgu hoşuma gitmişse kitabın içine girer karakterlerle beraber yaşarım.  Yazmak bunun tam tersi karakterlere ben can veriyorum :)

Tekrar kitabına dönelim. Beni Özle Olur mu? seri bildiğim kadarıyla. Peki serinin devam kitaplarını okuyabilecek miyiz?

-Hahaha işte bu soruyu bana değil Müptela Yayınları'na sormalısın :) Senin aracılığınla Müptela Yayınları'na bir kez daha teşekkür ederim hayalimi gerçekleştirdiler. 

O zaman buradan Müptela Yayınlarına sesleniyorum. Sevgili Müptela Yayınları serinin diğer kitaplarını da okumak isteriz. :) 

Ve son uzun soru olarak, okumayanlar için kitabını nasıl anlatırsın ?

Değişik ve ilginç okuyunca pişman olamayacakları bir kurgu. Ben kitabımı övemem o takdir okuyucularındır :) Ama şuana kadar okuyan herkesten çok güzel tepkiler aldım. Firuze ve Cihan aşkını çok sevdiklerini söylediler :)





Şimdi bu şarkı ne alaka diyenleri duyar gibiyim. Normalde yoruma koyacaktım fakat unutmuşum. Kitabın baş karakterinin adı Firuze olunca ve kitabın içinde bu şarkı geçince tabi dile takılmaması biraz olanaksız kalıyor. Röportajımız bitmedi daha aşağıda kısa kısa bölümü var ;) 

KISA KISA 

En son okuduğun kitap?
-Kafes
En son izlediğin film?
-Grinin Elli Tonu
Keşke ben yazsaydım dediğin kitap?
-Maddi olarak Grinin Elli Tonu, manevi olarak Bronz Atlı
Asla tahammül edemeyeceğin şey?
-Yalan ve riyakarlık
Asla yapmam dediğin şey?
-Yalan söylemem
Keşke değiştirebilseydim dediğin şey?
-Savaş olmaması için insanların düşüncelerini değiştirmek ve yerine hoşgörü ve sevgi yerleştirmek isterdim.


Bütün sorularım bu kadardı. Değerli zamanını ayırıp sorularımı yanıtladığın için çok teşekkür ederim. :) Son olarak okurlarına söylemek istediğin bir şey var mı?
-İlk olarak bu güzel röportaj için sana çok teşekkür ederim. İlkler her zaman özeldir, sen de benim için özel kalacaksın. Okurlarıma gelince, hepinizi çok seviyorum. Beni desteklediğiniz için binlerce kez teşekkür ederim. Ve kapanış her zaman yazdığım bir şey.. 
SEVGİLER.. :)

13 Ekim 2015 Salı

Beni Özle Olur Mu? - Berrin Karapınar | Kitap Yorumu



Yazar : Berrin Karapınar
Yayınevi : Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı : 207
Basım Yılı : 2015

"Bir dokunuş çok şey değiştirir."

Yepyeni bir kitabın yorumuyla tekrar karşınızdayım :) Beni Özle Olur mu ? Ses Serisi'nin ilk kitabı. 
Sanırım seri üç kitaptan oluşuyor. 
İkinci kitap : Beni Sevdiğini Söyle
Üçüncü Kitap : Beni Bul Hep Sev 

Kitabı bir günlük bir sürede bitirdim. Çok ilginç bir konusu vardı ve hemencik bitirdim. Size kısaca kitabın konusundan bahsedeyim. 

Firuze 17. yaş gününde birden bir ses duyar ve o ses bir erkeğe aittir. İlk başlarda herkese anlatır ve kimse ona inanmaz hatta delirdiğini düşünürler. Daha sonra sesi hiç umursamamaya çalışır fakat en sonunda dayanamaz ve cevap verir ve böylece arkadaş olurlar. Zaman ilerledikçe bu ses artık sadece ses değildir yavaş yavaş bedeni oluşmaya başlar ve asıl her şey işte o zaman başlar. Arkadaşlıkları aşka dönüşür. Fakat bir ruha aşık olmak o kadar kolay bir şey değildir. 
Cihan ve Firuze'nin olağanüstü aşkını okurken birbirine yakın hem de bir o kadar uzak nasıl olunabilir sorusunun cevabını bulacaksınız.

Kitabın konusu kısaca bu şekilde daha fazla detay vermek isterdim fakat kendimi tutamayıp bütün kitabı anlatma olasılığım yüksek :D


Kitabın tasarımına geliyorum daha sonra tekrar içeriğe değineceğim.Kapağı kitabın kilit noktasını yansıtıyor aslında ve gayet uyumlu olmuş. Ayracına ise ilk geldiğinde hayran hayran baktım. Müptela Yayınları ayraçlar konusunda gerçekten iyi iş çıkarıyor. Kitabın iç tasarımındaysa bölüm başlarında tıpkı ayraç ve kapaktaki gibi eller yer alıyor ve gayet hoş bir görüntü yaratıyor. Onun dışında kitabın içinde rahatsız olduğum birkaç noktaya değinmek istiyorum. Kitap Firuze ve Cihan'ın ağzından yazılmış fakat bir düzen oturtulamamış yani birden Firuze'nin ağzından okurken eğik bir yazı geliyor ve Cihan'ın ağzından okumaya başlıyorsunuz. Keşke bu şekilde yapılmasaymış diyorum tam alıştım derken kitap bitti :D Onun dışında editör birkaç yerde düzeltim yapmamış sanırım çünkü benim gözüme iki kelime takıldı ve yarısı yoktu. Mesela önceki cümlede gülümsedim diyordu ve Cihan'ın ağzındaki kısımda sadece gülümsedi kısmının di kısmı yer alıyordu başta anlamadım acaba bu kelime ne diye ama önceki cümle ipucuydu. Başka bir kelime daha vardı ama şuan onu hatırlayamadım. Neyse, kitabın son kısmı biraz fazla hızlı atlandı gibime geldi keşke daha yavaş anlatılsaydı dedim. Yazarın gayet akıcı anlatımı vardı inanmayacaksınız ama çoğunuzun orayı okuyup ağlamayacağını düşündüğüm bir yerde kendimi tutamayıp epey ağladım. Bu kitabı hissettiğim anlamına geliyor ki dediğim gibi yazar gayet iyi anlatmış. Serinin diğer kitapları çıkarsa onları da muhakkak okuyacağım. Keşke o söylediğim yerler öyle olmasaydı da 5/5 verebilseydim. 
Son olarak kitaba puanım : ❤❤❤❤ 

Dipnot : Kitaba sizler için alıntı yapacaktım fakat biraz rahatsız olduğum için sonraya kaldı bir aksilik çıkmazsa alıntıları ayrı bir blog yazısı olarak paylaşacağım merak edenler için. Bol kitaplı günler :) 

11 Ekim 2015 Pazar

Meleklerin Kanı - Nalini Singh | Kitap Yorumu



Kitabın Orjinal Adı : Angels' Blood 
Yazar : Nalını Singh
Çeviri : Bige Turan Zourbakis
Yayınevi : Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı : 399
Basım Yılı : 2015

"Süt yerine kan, sevgi yerine ölümsüzlük."

Herkese merhabalar! Evet her yazımın başında böyle diyorum sanırım yaratıcı selamlamalar bulmalıyım. :D Neyse Meleklerin Kanı kitabının yorumuyla karşınızdayım. Meleklerin Kanı kitabı ilk olarak Artemis Yayınları tarafından çıkarılmış daha sonra bu yepyeni ciltli hali ise Yabancı Yayınları'ndan yeniden çıktı. Kitabın gerek cildi gerek ayracı gerekse içeriği çok güzel :) Meleklerin Kanı "Lonca Avcısı" serisinin ilk kitabı.  Konusu kısaca ;

"Tehlikeli bir yakışıklılığa sahip olan New York Başmeleği Raphael, vampir avcısı Elena Deveraux'ya bir iş teklif etmişti.  Ancak Elena'nın bu sefer peşine düşmesi gereken yolunu şaşıran bir vampir değil, çok daha tehlikeli, çok daha deli bir avdı. 
Avının peşinde Elena bir yandan hızla tutkunun eşiğine sürüklenirken, bir yandan da hayatı için mücadele ediyordu ve hayatını düşmesi kaçınılmazdı. Çünkü başmeleklerin oyunu söz konusu olduğunda ölümlülerin hiç şansı yoktu.."

6 Ekim 2015 Salı

KGBT | İlknur Birdal - Karanlığın Külleri | Kitap Yorumu


Yazar : İlknur Birdal
Yayınevi : Postiga Yayınları
Sayfa Sayısı : 424
Basım Yılı : 2015 

Herkese merhabalar! Yepyeni bir kitap yorumu ile tekrar karşınızdayım.
Bilenler bilir Karanlığın Külleri kitabını merakla bekliyordum nihayet çıktı. (* mutluluktan uçan okur emojisi* ) Ve  blog tur etkinliği yapılacağını yazarımızı dolayısıyla biliyordum, katılmak istedim. Şimdide KBGT kapsamındaki blog tur etkinliğiyle karşınızdayım.