27 Ocak 2016 Çarşamba

Gelinim - Dilek Taygun | Kitap Yorumu

Yazar : Dilek Taygun
Yayınevi : Mendirek Yayınları
Sayfa Sayısı : 471
Basım yılı : 2015

Herkese merhabalar! Nasılsınız? Yılın ilk ayı bitti bile! ^-^ Ben bu aralar çok tembelim farkındayım :)Hiç yorum giremedim. Bu yılın okuduğum ikinci kitabı düşünün koca bir ay bitti ve ben okuya okuya iki tanecik kitap okudum :( Artık tatile girdiğime göre epey bir okuyacak vaktim var. Neyse gelelim Gelinim'e :) Kısaca sizlere konusundan bahsedeyim. 

"Funda, Doğan'ın anne ve babasını daha fazlası hayatını çaldığını düşünür. Küçüklüğünden beri ondan nefret eder. Doğan'ında Funda'dadan pek hoşlandığı söylenilemez. Bir gün Funda bir kaza geçirir ve işte her şey o zaman değişir. Funda'nın babası kalp krizi geçirir ve Funda'nın küçüklüğünden beri şımarık umursamaz tavırlarından bıkmış ve artık onun bu hallerine son vermek için bir şey ister eğer bu isteği kabul etmezse onu evlatlıktan reddedecektir. Bu isteği ise Doğan ile evlenmesidir. Peki bu birbirinden pek haz etmeyen iki insan evlenirse evlilikleri ne kadar normal olacaktır?"



Kitaba dün akşam başladım, bugün öğleden sonra bitirdim. Konusu çok hızlı ilerliyor bu yüzden hemen okutturuyor. Fakat kitabın baskısından kaynaklı hatalar çoğunluktaydı. Umarım yayınevi 2. baskıda bu hataları düzeltir
Onun dışında yazar hem karakter hemde dışarıdan biri olarak anlatmış ve bu anlatımlar arasında geçiş yoktu ki çok rahatsız olduğum bir durum keşke tek bir anlatımdan olsaymış dedim. Çift anlatımı sevmiyorum. Bu belki benden kaynaklı bir sorun olabilir. Karakterlere gelirsek,kız karakter çok bencil geldi bana. Bencil ve şımarıktı. En sinir olduğum karakter tipi. Bazı konularda haklıydı fakat yaptığı hareketler yüzünden haksız duruma geldi.Erkek karaktere gelirsek, erkek karakteri daha bir sevdim sanırım bunu sebebi avukatlara ayrı bir sempatim olduğundan :D İlk sayfalarda Doğan avukat yazdı ahaa dedim avukat bir karakter nihayet :D Uzun zamandır avukat karakter bekleyen Gonca'nın dileği gerçekleşti. Öperim canım yazarım :)Erkek karakteri bundan sebepli sevmiş olabilirim :P Diğer bir etken ise Funda'yı tüm o şımarık ve kendini bilmez haline karşılık ona sevgi beslemesiydi. Sevgisi güzeldi. Açıkçası güzel seven adamlar listesine girer bence :) Bana göre öyle :) Funda karakterini azıcık bile sevmedim. Hiç hiçç.. Forever Doğan :D :D Neyse karakterleri bırakıp kitabın tasarımına değineyim. Öyle güzel yeşil kapağı var ki annemin bile dikkatini çekti aldı eline inceledi. Güzel bir şeye benziyor dedi :) Kapağındaki gelin tam Funda karakterini yansıtmış. Birde bölüm başları var. Çok hoş duruyor. Tasarımı gayet hoş olmuş. Mendirek kapak ve tasarım konusunda kendini geliştiriyor. Benim kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Merak eden arkadaşlarım varsa basım hatalarını göze alarak okuyun derim. Yeni yorumda görüşme dileğiyle..
Sevgiler Gonca ^-^

Bana ulaşabileceğiniz adreslerim :
İnstagram : daisyandbook
Mail Adresim : gncarazz@gmail.com


6 Ocak 2016 Çarşamba

KGBT 21. TUR | Hayatımın Başrolü Olur Musun? - Duygu Özlem Yücel & Selim Çiprut | Kitap Yorumu


Yazarlar : Duygu Özlem Yücel & Selim Çiprut
Yayınevi : Dexplus 
Sayfa Sayısı 356
Basım Yılı : 2015

Herkese merhabalar! KGBT olarak turlarımıza tam gaz devam ediyoruz! :) 2016 yılının ilk blog turu Hayatımın Başrolü Olur Musun? kitabına :)Hem çok tatlı hemde eğlenceli bir kitap.
Konusunu kısaca anlatayım sizlere :

Kerem oyuncudur, Tuvana cast direktörü,
Kerem sosyaldir, Tuvana asosyal,
Kerem âşık olmamaya yeminlidir,
Tuvana aşkı bulmaya;
Kerem'in en sevdiği film "Aşk Her Yerde "dir.
Tuvana'nınki de...

Bir gün oyuncu seçmelerinde karşılaşırlar.
Çünkü aşk oyun oynamayı sever.
Ve son sözü hep o söyler...

(Tanıtım Bülteninden)

Bu arada yarışmamıza katılmak ve alıntılara bakmak için tık tık.
Sanırım uzun zamandır okuduğum en iyi romantik komedilerden biriydi. 
Gerek Tuvana gerek Kerem'in iç sesi çok iyi yansıtılmıştı. Bazı yerlerde kahkahamı tutamadım ve epey güldüm. Kitabı ben reading slump ( okuyamama durum) içerisindeyken okudum ve kurtarıcım oldu :) Bir de karakterleriyle kavga ettiğim kitaplar arasında yerini aldı. Okuyunca anlayacaksınız anlatırsam spoiler olur :D (sinsi okur gülüşü )
Kitapta en sevdiğim karakter Makbuş oldu. Her mahalleye bir Makbuş lazım bence :) Bunun dışında kitabın tasarımına değinmek istiyorum :) Kapağında "Hayatımın Başrolü" dediğiniz kişi için bir kısım ayrılmış orayı kesip o kişinin adını yazıp #Benimaşkım hastegi ile paylaşabilirsiniz. Sizce de çok hoş bir şey değil mi?
Kitabı ilk açtığımızda pembiş pembiş bir ilk sayfası var ;

Pembenin rengi daha bir tatlı fotoğrafla biraz oynadım ama tam gerçek rengi olmadı. Neyse böyle bir giriş sayfası var. Bölüm başlarında karakterlerin çizgi versiyonları var :) 
Şu şekilde :

Çok hoş değil mi ama :) Her bölümün başında farklı farklı var gönül isterdi ki hepsini koyayım ama malumunuz spoiler :D 

***

Kitabı ben bir buçuk günde bitirdim ve bol bol güldüm. Eğlenceli vakit geçirebileceğiniz güzel bir kitaptı. Üstelik hayatınızın boşrolü için de harika bir hediye olabilir ne dersiniz belki Tuana ve Kerem gibi harika bir başlangıç yapabilirsiniz? :)
Son olarak kitabın sonunda bir on dakika kal geldi bana sonra toparlandım tabi kitabı almayı düşünen arkadaşlar bir şans verin bence hem eğlenecek hem de harika karakterlerin iç dünyasına konuk olacaksınız :)

Kocaman öpücükler ve kalpler bende yeni bir yorumda görüşmek üzere :)

2 Ocak 2016 Cumartesi

Konuş Benimle - L. Halse Anderson | Kitap Yorumu

Yazar : Laurie Halse Anderson
Orjinal İsmi : Speak 
Çevirmen : Duygu Yücel
Yayınevi : Go Kitap
Sayfa Sayısı : 304
Basım Yılı : 2015

Herkese merhabalar! 2016 yılının ilk yorumu ile karşınızdayım! Konuş Benimle hakkında hiçbir olumsuz yorum okumadım ve görmedim ki bence de gayet harika bir kitaptı. Kitabı bitirdikten sonra filminin nasıl olduğunu merak edip onu da izledim. Filmi de gayet güzeldi fakat kitabı daha iyiydi tabii ki :)
Kitabın ilk sayfalarında okur mektuplarından oluşturulmuş bir mektup vardı ki beni çok etkiledi. Boğazım düğüm düğüm oldu ve ağlayacaktım. Yazar böyle bir kitap yazmakla tecavüze uğrayan bireylerin korkmamalarını susmamalarını ve suçluların onlar değil onlara bu pisliği yapanlar olduğunu çok iyi bir şekilde anlatmış.
Direk böyle balıklama daldım fakat burası spoiler içermiyor merak etmeyin. Kısaca size konusundan bahsedeyim,

"Melinda tek tük konuşmasının dışında hiç konuşmayan içine kapanık, arkadaşlarının değimi ile ucube bir kızdır. Fakat kimse bu sessizliğinin altında yatan geçeği merak etmez ve kimse onu umursamaz. Bir gün artık konuşmaya ve bu sessizliğinin altında yatan pisliği ortaya çıkarmaya karar verir ve birden çevresinde onu ucube olarak tanımlayan insanlar tarafından görünmezlikten kurtulur ve bütün gerçekler gün yüzüne çıkar. Artık susma değil konuşma zamanıdır!"


Anlatımın dışında nereden başlasam bilemiyorum. Aslında ben herkes tarafından beğenilen kitapları seven biri değilim ki bu kitabı okurken de tereddüt ettim. Ya yine sevmezsem diye.. Beni haklı çıkartmadı kitap ve o güzel yorumların hakkını verdi. Kitapta konuşmakla ilgili bir alıntı vardı. Hala aklımda dönüp duruyor. 
"Aslında kimse ne dediğinizi umursamıyor." diye.. Bu çok doğru. Çok konuşan bir insan sustuğunda dikkat çeker. Ya da hiç konuşmayan bir insan konuştuğunda. Gerçek anlamda ne konuştuğunu dinlemeyiz. Bizim için sadece sözcükler birer bla bla bla ve yankıdan ibarettir. Günümüzde pek çok konuda sessiz kalıyoruz. Melinda birçok insan için çok iyi bir örnek böyle durumlarda.. Bu konuda çok kızgınım aslında söylenecek çok şey var kadınlara yapılan iğrençlikleri televizyonlarda görüyor ya da bizzat şahit oluyoruz. Dur diyemiyoruz yeter diyemiyoruz, desek bile durduramıyoruz! Başta yazara gönderilen okur mektuplarından bir şiir oluşturulduğunu söylemiştim. Bu kitap pek çok kişiye ses verdi ve KONUŞ BENİMLE  diyen insanlara KONUŞACAK güç verdi. Yayınevine bu harika kitabı bizim okumamıza olanak verdiği için kendi adıma teşekkür ederim. Başka neler söyleyebilirim bilmiyorum. Kitabı okuma fırsatınız varsa okuyun.
 Bir sürü şey vardı yorumu yazmadan önce aklıma ama hepsi aklımdan uçup gitti. Ama şunu öğrendim. 
Asla susmayın! KONUŞUN! Benimle veya başkasıyla.. Ezilmeyin hele ki sizi kadın olduğunuz için ezenler karşısında eğilmeyin dik durun ve KONUŞUN, BAĞIRIN!  

Kendinizi asla ama asla küçük görmeyin! Sözcükler en büyük silahlar unutmayın! ;) 


Dipnot: Bana ulaşabileceğiniz adreslerim,
İnstagram : daisyandbook veya gncaraz
Mail adresim : gncarazz@gmail.com