27 Şubat 2016 Cumartesi

KGOS 24. Tur | Elle Kennedy - Anlaşma | Kitap Yorumu

Yazar : Elle Kennedy
Özgün Adı : The Deal 
Çeviren : Hanife Albayrak
Sayfa Sayısı : 428
Yayınevi : Yabancı Yayınlar
Basım Yılı: Şubat, 2016


"2015 Goodreads En İyi 5 Romans Kitabından Biri Okulun kötü çocuğuyla anlaşmak üzereydi ve işler fena halde karışacaktı...

Hannah Wells onu baştan çıkaracak birini sonunda bulmuştu. Hayatındaki diğer her şey konusunda son derece kendisine güvenmesine rağmen, konu seks ve arzulara geldiğinde boş çuvaldan farkı yoktu. Hoşlandığı adamın dikkatini çekmek için sinir bozucu, çocuksu ve kendini beğenmiş hokey takımı kaptanına özel ders verip onunla çıkıyormuş gibi davranmak zorunda kalsa da, bunu yapmaya kararlıydı.

Garrett Graham'ın tek istediği mezun olduktan sonra profesyonel hokey oyuncusu olmaktı, ancak düşen ortalaması, uğruna çalıştığı her şeyi tehdit ediyordu. Eğer alaycı bir esmer güzelinin başka bir adamı kıskandırmasına yardım etmek takımdaki pozisyonunu garanti altına alacaksa buna katlanırdı. Fakat beklenmedik bir öpücük her ikisini de daha önce yaşamadıkları bir arzu yolculuğuna sürüklediğinde, Garrett numara yapmanın hiçbir işe yaramayacağını anlamıştı. Şimdi sadece Hannah'yı aradığı adamın kendisine çok benzediğine ikna etmeliydi."


Herkese merhabalar! Yeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım! Çok uzatmadan yoruma geçiyorum. 
Ben kitaba ba-yıl-dım! Bir günde okuyup 5 saat gibi bir zaman diliminde bitirdim. 
Kitapta bütün olayların temelini Garrett'ın Etik dersinden kalması  ve Hannah'dan bunun için özel ders almasıyla başlıyor. Hannah başta kabul etmiyor fakat Garrett onun hoşlandığı çocuğun dikkatini çekmesinde yardım edeceğini söyleyince Hannah kabul ediyor.
Garrett her ne kadar ukala, çapkın ve umursamaz görünürse içinde bunun aksi bir kişilik yatıyor bence. 
Hannah ile tanışması onun için bir nevi milat oldu diyebilirim. Kitapta her ne kadar klişeler olsa da o klişelere rağmen kitabı elimden bırakamadım ve Garrett'a bir nevi aşık oldum diyebilirim. En sevdiğim karakterler arasında yerini aldı.
Kitapta en sinir olduğum nokta ise karakterlerin bazı saçma sapan hareketleri. (Çoğunlukla Hannah)
Birde karakterlerimizin geçmişte yaşamış oldukları bazı olaylar var ki ikisinin bir araya gelmesinde biraz etkili olduklarını düşündüm. Hem Garrett hem Hannah'nın geçmişlerinde onları etkileyen olaylar yüzleşmeleri de vardı. Sadece aşk yoktu yani.

***

 Hannah ise sinir olduğum kız  karakterlerde ilk üçe girdi diyebilirim. Sen Garrett varken git Justin'e ilgi duy.. Aferin sana *alkış emojisi* Bir de olmazsa olmaz en gıcık karakterde bir numara olan Garrett'ın babası var tabi. O nasıl bir babadır ? Hani olur ya kitabın içine girmek ve karakteri işgencelerle öldürmek istersiniz. Heh. Garrett'ın babası tam o karakterlerden..  Bunun dışında başta da dediğim gibi kitabın içinde bazı klişe sahneler yer alıyor fakat yazarın akıcı bir anlatımı olduğu için bir solukta okuyup nasıl bitirdiğinizi anlamıyorsunuz. Kitabı merak edip, okuyup okumama konusunda kararsız olan arkadaşlara tavsiye ediyorum. 
Son olarak kitaba oyum : 5/5 ;)

23 Şubat 2016 Salı

The Originals - Yükseliş / Julie Plec | Kitap Yorumu




Yazar : Julie Plec
Çeviren : Ebru Sürmeli
Yayınevi : Go Kitap
Sayfa Sayısı : 303
Basım Yılı : 2015

"Aile Güçtür."

Köken Vampir ailesi bin sene evvel birbirlerine bir söz verdi. Her zaman ve sonsuza dek bir arada kalacaklardı. Ama verilen sözleri tutmak ölümsüzken bile kolay değildi.

1722 yılında New Orleans'a ayak basan Köken Vampirler Klaus, Elijah ve Rebekah Mikaelson tehlikeli geçmişlerini arkalarında bıraktıklarını zannederler. Ne var ki bölgelerini kimseyle paylaşmak istemeyen cadılar ve kurt adamlar bu kanunsuz şehirde cirit atmaktadır. Üstelik çok yakında gerçekleşmesi planlanan bir evlilikle birlikte aralarındaki ittifak sonsuza dek mühürlenecektir. Ama düşmanları birbirine düştüğünde kendilerini çok daha güvende hisseden Köken Vampirlerin şehri bu iki klana teslim etmeye hiç niyetleri yoktur. Özellikle de müstakbel gelin Vivianne'e gönlünü kaptıran Klaus'un. Elijah ailesi ile birlikte güvende olabilecekleri bir yuva aramakla, Rebekah da Fransız ordusunu kendi saflarına katmakla uğraşırken aşk sarhoşu Klaus hem kendisini hem de ailesini büyük bir tehlikeye atacak olayların içine sürüklenmektedir. 



Herkese merhabalar! Baktım The Originals'ın ikinci kitabı geliyor dedim kalk yorumu gir :D Aslına bakarsanız ben dizisini pek sevmiyorum. Biraz ablamdan etkilelenerek Elijiah'ı seviyorum o da sevilmeyecek gibi değil adam bildiğiniz yürüyen karizma. Klaus bana tipinden dolayı biraz itici geliyor ki bu konuda birçok kişinin bana kızacağını düşünüyorum. Neyse diziyi bırakalım gelelim kitaba. Kitap gayet güzeldi. En azından karakterler daha az ölümcül :D Kitapta bildiğiniz üzere köken vampirlerin dizide anlatılmayan (gösterilmeyen) hikayesi anlatılıyor. Kökenlerin New Orleans'a gelişi ve
avcı olan babalarından kaçışlarından bıkan kökenler artık bir yerde sabit kalmak ve bir yuvaya sahip olmak istedikleri için New Orleans'da kalmaya kararlılardır. Buna karşı çıkabilecek tüm engelleri ise aşabilecek güce ve karizmaya sahipler ( Rebekah için güzellik). 
Birazda Klaus, Elijiah ve Rebekah'dan bahsetmek istiyorum. Klaus diziye oranda bela kapasitesi minimuma inmiş daha sevilesi bir karakter olmuş gibi geldi bana :) Azıcık sevgi besleyebildim :D Elijiah ise şuanlık ailesini ön plana koymuş hiçbir şeyle ilgilenmeyen ben bay karizma diyen biri her zamanki gibi.. Rebekah ise bana göre biraz ezik kalmıştı kitapta. Sonuçta sen bir köken vampirsin kızım kendine gel diyesim geldi. Hep eziyorlar bu kızı ya.. Neden böyle güçlüsün falan da aşık olma bence Rebekah yani salaklıyorsun iyice :D 


Gelelim kitabın sonun.. Aslında ben kitabın sonunda biraz hayal kırıklığı yaşadım ama sonra dedim sonuçta "AİLE GÜÇTÜR." sloganı üzerine yazılmış ne bekliyorsun. O yüzden biraz düşününce dedim sonu da güzel olmuş. Kitabı da okurken 2 kişiye özendirdim alıp okuyacağım yaa isyanları duydum sanırım bir daha okurken özendirirsem linç edileceğim. Neyse, kitabı merak eden arkadaşlar bence okuyun zaten nasıl bitirdiğinizi anlamayacaksınız ben bile çabucak bitirdiysem herkes bitirebilir diyorum.

Kitaba oyum : 4/5

20 Şubat 2016 Cumartesi

KGOS 23. Tur | Sıkı Fıkı - Emma Chase | Kitap Yorumu


Herkese merhabalar! Kitap Gurmeleri olarak yeni turumuz Sıkı Fıkı'ya :) Kitap hakkında yorumlar ve alıntı görselleri için tık tık.

"Eğer bu hikâyeyi daha önce duyduysanız beni durdurun. Çapkın erkek bir kızla tanışır, ona âşık olur ve tepeden tırnağa değişir. 
Epey güzel bir hikâye, değil mi? Ama bizim hikâyemiz değil. Bizimki çok daha renkli. 
Dee'yle tanıştığım an Dee'nin özel biri olduğunu biliyordum. O ise benim kendisiyle birlikte olup, sonra da onu hayal kırıklığına uğratacak bir erkek olduğumu düşündü. Aksini ispatlamamsa epey vakit aldı. Ama konu sevişme olduğunda epey ikna edici olduğum söylenebilir. 
Bu hikâyenin en güzel yanı sonu değil, o sona nasıl geldiğimiz..."

***


Öncelikle kitabın kapağına ve cildine bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Benim ciltli kitaplara karşı ayrı bir ilgim var ki bu kitaptaki yeşil tonu onu daha bir ilgi çekici hale getirmişti. Bildiğiniz üzere Sıkı Fıkı 4 kitaplık bir serinin 3. kitabı.
Serinin ilk iki kitabını okumadım fakat Matthew ve Dee ayrı bir ikili olduğu için ilk iki kitabı okumadan da anlayabiliyorsunuz. 
Kitabın kapağında Drew'i sevdiyseniz Matthew'e bayılacaksınız yazıyordu. Drew'i bilemeyeceğim ama Matthew'i sevdiğimi söylemeden de geçemeyeceğim. Her ne kadar çapkın bir karakter olsa da Dee için yaptığı şeylere hayran olmamak elde değildi. Her ne kadar başta klasik zengin ve çapkın erkeği adam eden kız hikayesi gibi görünse de kitabın tanıtımında da dediği gibi onların hikayesi sıradandan uzak. 
***
Dee erkeklere olan güvenini tamamen yitirmiş ve asla  ikna edilemeyecek dereceye gelmiş bir kadın. Erkeklerle uzun süreli ilişkiler düşünmeyen bir kadın. Matthew'in de diğer erkekler gibi onun kalbini kırıp gidecek çapkın bir erkek olduğunu düşündüğü için sürekli etrafına duvarlar örüp güçlü görünmeye çalışıyor. 
Matthew ise Dee ile tanışmadan önce o bar senin şu kız benim havalarında çapkın kelimesinin karşılığı olacak bir adam. Uzun süreli bir ilişkisinde onunda kalbi kırılmış ve olan olmuş. Onların aşkı her ne kadar sıradan gözükse de sıradanda bir o kadar uzak. Bu ikilinin zaman zaman tartışmaları didişmeleri ve korumacı tavırlarıyla sayfaları nasıl çevirdiğinizi ve kitabı bitirdiğinizi anlamayacaksınız bence. 
Son olarak bu tur için hazırladığımız tanıtım videosunu izlemeye ne dersiniz ? 


Kitaba oyum : 4/5

9 Şubat 2016 Salı

GKBT 1. Tur | Beni Aşka İnandır - Laura Kaye | Alıntılar

Herkese merhabalar! Geveze Kalemler olarak ilk turumuzu bitirdik ve sizler için tur alıntılarını bir araya topladım :) Umarım görsellerimizi ve turumuzu beğenmişsinizdir. Kitap hakkında detaylı bilgiye sahip olmak ve yorumlarımızı okumak için tur sayfamız : Geveze Kalemler





















Yeni bir tur ve yorumla görüşmek üzere! 

6 Şubat 2016 Cumartesi

GKBT 1. Tur | Beni Aşka İnandır - Laura Kaye | Kitap Yorumu


Yazar : Laura Kaye
Kitabın Özgün Adı : One Night With a Hero
Çeviren : Hatice Gökçe Üstündağ
Yayınevi : Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı : 303
Basım Yılı : Ocak, 2016

Herkese merhabalar! Geveze Kalemler olarak ilk tur kitabımız olan Beni Aşka İnandır'ın yorumuyla karşınızdayım!

Kitabımızın ön okuması için tıklayınız.
Kitabı kazanma şansı için facebook sayfamızdaki çekilişe katılmak için tıklayınız. :)


"Kitabımızın ufak bir özetini geçmem gerekirse,
Joss yalnız büyümüş bir kadındır. Tek hayali ise evlenip çocuk sahibi olmak ve güzel bir aile kurmaktır. Brady ise bunun tam tersidir. Aklında ne evlenmek ne de çocuk sahibi olmak vardır. Bunun en büyük etkeni ise babasıdır. Bunun dışında Brady askerdir. Biraz gel gitli bir kişiliğe sahiptir. Günün birinde yolları kesişir ve hayatları büyük bir değişime uğrayacaktır. Joss ve Brady Aşka inanabilecekler midir?"




Beni Aşka İnandır kitabı Heroes serisinin ikinci kitabı. İlk kitap yine Nemesis Kitap'tan çıkan Yasak Sevgili kitabı. Yazar ve kitapları hakkında detaylı bilgi için : Laura Kaye Yazar Tanıtımı




Gelelim kitabın yorumuna...
İlk olarak kitabın tasarımına değinmezsem büyük haksızlık edeceğimi düşünüyorum.Tatlı renklerle bezeli. Bir sürü kalpçikle dolu. Sadece tasarımıyla bile sizi etkisini altına alabilecek bir kitap. Sizin için tasarımını göstermek için çektiğimiz fotoğraflardan bir gif hazırladım. 




Tasarımız dışında yazarın dili çok akıcı hemen hikayenin içine çekiyor sizi.Kitap üçüncü şahıs ağzıyla anlatılıyor ve karakterlerin düşünceleri ve duyguları gayet iyi bir şekilde aktarılmış.
 Fakat beni karakterler konusunda biraz sıkıntım var özellikle de 
 Brady karakterine aşırı derece gıcık olduğumu söylemem gerek. Bana göre çok gereksiz ve saçma sebepler üzerine aşka ve evliliğe küsmüş bir karakter gibi geldi. Belki okurken sizler hak verebilirsiniz fakat ben biraz bencil olduğunu düşündüm. Gerçi kitabın sonlarına doğru karakteri normale döndü. Bu duruma epey sevindim :)  Öte yandan Joss çok iyi yürekli ve gayet iyi bir karakterdi. Brady'nin aksine okurken hiç ona kızmadım. Yazar burada denge yapmıştı.  Bu ikili biraz kaçık bir ikili olsalar da ben ikisini de sevdim. Birde ben bu kitaba başlarken reading slump esintileri yaşıyordum ki kendisi beni bundan kurtardı. Kitap kısa olmasına rağmen içinde bir sürü olay vardı. Okurken bir sürü duygu geçişi yaşadım.  Kitabın içinde komik sahneler vardı. Özellikle Brady'nin Joss'un baktığı bebeklerden biriyle yaşadığı bir sahne aşırı komikti merak etmeyin spoiler değil :D 
Son olarak kitaba puanım 4/5 ;) 


3 Şubat 2016 Çarşamba

KGOS 22. Tur | Şeytanın Stajyeri - Donna Hosie | Kitap Yorumu

Yazar : Donna Hosie
Kitabın Özgün Adı : The Devil's Intern
Çeviren : Aslı Karadeniz
Yayınevi : Novella Dinamik
Sayfa Sayısı : 333
Basım Yılı : Aralık,2015

Herkese merhabalar! Yeni tur kitabımız Novella Dinamik Yayınlarından çıkan Şeytanın Stajyeri :) Detaylı bilgi vermeden önce facebook sayfamızdaki yarışmaya katılmak için tık tık ;) 

***


Her şeytan Cehennem'den çıkmak ister. Peki ya gerçekten bir yol varsa?..

Zamansız ve pek de kahramanca olmayan ölümünden sonra, Mitchell Johnson kendini Cehennem'de Şeytan'ın stajyeri olarak oradan oraya koştururken bulur. Vakitsiz ölümünü bir an aklından çıkaramayan Mitchell'a, efsanelerde bahsedilen bir zaman makinesi tekrar dünyaya dönebilme şansı verir.

Bu planı gerçekleştirebilmek için, her ne kadar onları riske atmak istemese de, arkadaşlarına ihtiyaç duymaktadır. Her gencin kendi ölüm zamanlarına dönmek için farklı sebepleri vardır. İçlerinden biri Cehennem'in korkunç yaratıklarının dikkatini çektiğinde, kendilerini ölümcül bir çıkmazın içinde bulurlar. Düştükleri bu karanlıktan kaçış yolunu bulabilecekler midir?

***



Şeytanın Stajyeri 3 kitaptan oluşan bir serinin ilk kitabı :) Kitabın size kendimce özetini yapayım. Michell Cehennemde Septimus'un stajyeri yani şeytanın stajyeridir. Bir gün Septimus dönüştürücü hakkında Michell'le konuşur ve Michell dönüştürücüyü çalarak ölümünü değiştirmeyi düşünür ve düşündüğü şeyi arkadaşları Medusa, Alfrain ve Elinor'la birlikte dönüştürücüyle birlikte ölümlerine yolculuk yaparlar. Bu yolculuk onların sandığından daha zor olacaktır. Bu yolculuk sonunda şeytan takımı için yeni maceralar ortaya çıkacaktır.
Konusu benim özetimle bu şekilde. Kitabın tasarımına değinmem gerekirse ben cildini çok sevdim. sayfa tasarımları da çok hoş olmuştu. Ben bu kitaba tur alacağımızı öğrendiğimizde çok mutlu olmuştum. Çünkü kitabı görünce bir vuruldum kendisine :D 
Kitabı okurken izlediğim iki film aklıma geldi. Bu da sanki onu izliyormuşum gibi bir etki bıraktı bende. Bazı komik yerleri maceranın ortasında sizi tebessüm ettirirken, yok artık daha fazlası olamaz dediğim anlarda daha fazlası oldu. Olaylar çok düşündürücü oldu beni açımdan birkaç yeri tekrar okuduğum için acayip hissettim. O kadar tuhaf yerleri vardı ki ağzım açık kaldı. Şeytan takımının paradokslu hikayesi benim hoşuma gitti. Merak edip tereddütleriniz varsa bence okuyun Michell ve arkadaşlarının dünyası sizi de bir çırpıda içine çekecek ve yaşadığınız dünyayı unutacaksınız. 

Merak eden arkadaşlar ön okuma için : tıklayınız :)

Son olarak kitaba oyum : 4/5 

2 Şubat 2016 Salı

Siyah Kar - Juliette Sobanet | Kitap Yorumu

Yazar : Juliette Sobanet
Kitabın Özgün Adı : Midnight Train to Paris
Çeviren : Solina Silahlı
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı : 278
Basım Yılı : 2016

"Zaman adeta sihirli bir değnek gibidir. Ya tamamen olacakları değiştirirsiniz ya da geçmişin gölgesini…"

“Son bir kez daha gördüm karlar arasındaki yüzünü. Bu kez konuşmadı. Menekşe gözleri her şeyi açıklıyordu. Çok geç kaldın diyordu sanki. Çok geç kaldın.”
İkizlerin birbirini hissettikleri söylenir. Tıpkı gazeteci Jillian Chambord’un, korkunç bir rüyadan karlı sabaha uyandığında ikizi Isla’nın başının dertte olduğunu hissettiği gibi. Yollarını ayırdıktan altı sene sonra Samuel Kelly’nin dedektif olarak Jillian’ın karşısına çıkması iyiye işaret değildir. İkizi Isla, iki genç kızla birlikte İsviçre’den Paris’e giden gece yarısı ekspresinden kaçırılmıştır.
Jillian, acı bir geçmişi paylaştığı ikizini bulmaya çalışırken, Yılbaşı Arifesi’nde tarihin yeniden yaşandığını keşfeder. Çünkü 1937 yılında Isla gibi başka bir genç kız iki kişiyle birlikte aynı trenden kaçırılmıştır. Jillian ve Samuel, olayı çözmek için gece yarısında Doğu Ekspresi treninde yolculuk ettiklerinde kendilerini çok farklı bir durumda bulurlar. Onlar artık 1937 yılındadır… Jillian bu zorlu yolculukta ikizini kurtarmaya çalışırken, Samuel’e olan hislerini dizginleyebilecek midir? Dahası artık onlar için bir gelecek var mıdır?
Siyah Kar, muhteşem kurgu ve etkileyici anlatımıyla aile bağlarının önemini vurgulayan, sevdiklerimiz için neleri göze alabileceğimizi gösteren zaman ötesi bir roman.



Şubat ayının ilk kitabıyla karşınızdayım!
Epeydir Arkadya'nın kitaplarını okumadığımı fark ettim ve Siyah Kar bütün güzelliğiyle önümde dururken başlamadan edemedim. Bu aralar okuma konusunda biraz sıkıntılar yaşıyorum fakat Siyah Kar'da o kadar sıkıntı yaşamadım. Sanırım bu kitabın güzelliğinden ve akıcılığından kaynaklı olsa gerek. Jullian ikizi Isla'nın kaçırılmasıyla birlikte kendini ve eski aşkı Samuel'i bir maceranın içinde buluyor. Öyle bir şey oluyor ki birden 1937 yılına gidiyorlar. Oradaki olayı çözebilirlerse kardeşi Isla kurtulabilecektir. Bu olayı çözmek ve Isla'yı kurtarmak bütün geçmiş ve gelecek olayları değiştirecek sadece Isla'nın hayatını değil birçok kişinin hayatını değiştirecektir. Jullıan bu yolculukta sadece kardeşini kurtarmayacak eski aşkına olan duygularının ortaya tekrar çıkmasıyla bu görev onun için daha zor hale geliyor. Jullian geçmişte olan olaylar dolayısıyla güçlü bir karakter. Muhabir olduğu için araştırma gücü de yüksek. Jullian karakterini okurken çok sevdim. Kardeşi için yaptıkları harikaydı. Okurken o kadar kaptırmışım ki kendimi bir an olayları bende yaşıyor gibi hissettim. Yazarın anlatımı çok sürükleyici. Fakat Jullian karakteri sürekli geçmiş ve gelecekte git gel yaşadığı için bazı yerlerde olayları anlamakta zorluk çektim. Çünkü karakter isimleri yansıma şeklinde yazılmıştı. Bildiğiniz üzere Arkadya Yayınlar'nın çoğu romanında geçmiş ve gelecek bağlı durumda ve her karakterin bir karşılığı oluyor. Yansıma derken bunu kastediyordum.  Anlatımda tek rahatsız olduğum kısım bu yansıma olayı çok iç içeydi. Birden diğer karaktere geçiş olunca ben anlamakta çok zorluk çektim. Onun dışında anlatım ve ilerleyiş çok güzeldi. Bir solukta okunacak bir roman. Kısa olmasına bakmayın o sayfalar içinde o kadar çok olay yaşanıyor ki ah neler olacak! diyerek diğer bir sayfayı nasıl çevireceğinizi şaşırıyorsunuz. Kitabın sonuna değinmek istiyorum. Kitabın sonu çok iyiydi. Jullian ve Samuel'in başka macerası var mı merak ediyorum. Çünkü yazar bu tatlı ikilinin maceralarının ucunu açık bırakmış devamı yoksa da olmalı :) Kitabı merak eden arkadaşlarım varsa ve okumakta tedirginlerse okuyun derim, nasıl bitirdiğinizi anlamayacaksınız bile ;) 

Son olarak iletişim adreslerim : 
İnstagram : daisyandbook
Mail : gncarazz@gmail.com