2 Şubat 2016 Salı

Siyah Kar - Juliette Sobanet | Kitap Yorumu

Yazar : Juliette Sobanet
Kitabın Özgün Adı : Midnight Train to Paris
Çeviren : Solina Silahlı
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı : 278
Basım Yılı : 2016

"Zaman adeta sihirli bir değnek gibidir. Ya tamamen olacakları değiştirirsiniz ya da geçmişin gölgesini…"

“Son bir kez daha gördüm karlar arasındaki yüzünü. Bu kez konuşmadı. Menekşe gözleri her şeyi açıklıyordu. Çok geç kaldın diyordu sanki. Çok geç kaldın.”
İkizlerin birbirini hissettikleri söylenir. Tıpkı gazeteci Jillian Chambord’un, korkunç bir rüyadan karlı sabaha uyandığında ikizi Isla’nın başının dertte olduğunu hissettiği gibi. Yollarını ayırdıktan altı sene sonra Samuel Kelly’nin dedektif olarak Jillian’ın karşısına çıkması iyiye işaret değildir. İkizi Isla, iki genç kızla birlikte İsviçre’den Paris’e giden gece yarısı ekspresinden kaçırılmıştır.
Jillian, acı bir geçmişi paylaştığı ikizini bulmaya çalışırken, Yılbaşı Arifesi’nde tarihin yeniden yaşandığını keşfeder. Çünkü 1937 yılında Isla gibi başka bir genç kız iki kişiyle birlikte aynı trenden kaçırılmıştır. Jillian ve Samuel, olayı çözmek için gece yarısında Doğu Ekspresi treninde yolculuk ettiklerinde kendilerini çok farklı bir durumda bulurlar. Onlar artık 1937 yılındadır… Jillian bu zorlu yolculukta ikizini kurtarmaya çalışırken, Samuel’e olan hislerini dizginleyebilecek midir? Dahası artık onlar için bir gelecek var mıdır?
Siyah Kar, muhteşem kurgu ve etkileyici anlatımıyla aile bağlarının önemini vurgulayan, sevdiklerimiz için neleri göze alabileceğimizi gösteren zaman ötesi bir roman.



Şubat ayının ilk kitabıyla karşınızdayım!
Epeydir Arkadya'nın kitaplarını okumadığımı fark ettim ve Siyah Kar bütün güzelliğiyle önümde dururken başlamadan edemedim. Bu aralar okuma konusunda biraz sıkıntılar yaşıyorum fakat Siyah Kar'da o kadar sıkıntı yaşamadım. Sanırım bu kitabın güzelliğinden ve akıcılığından kaynaklı olsa gerek. Jullian ikizi Isla'nın kaçırılmasıyla birlikte kendini ve eski aşkı Samuel'i bir maceranın içinde buluyor. Öyle bir şey oluyor ki birden 1937 yılına gidiyorlar. Oradaki olayı çözebilirlerse kardeşi Isla kurtulabilecektir. Bu olayı çözmek ve Isla'yı kurtarmak bütün geçmiş ve gelecek olayları değiştirecek sadece Isla'nın hayatını değil birçok kişinin hayatını değiştirecektir. Jullıan bu yolculukta sadece kardeşini kurtarmayacak eski aşkına olan duygularının ortaya tekrar çıkmasıyla bu görev onun için daha zor hale geliyor. Jullian geçmişte olan olaylar dolayısıyla güçlü bir karakter. Muhabir olduğu için araştırma gücü de yüksek. Jullian karakterini okurken çok sevdim. Kardeşi için yaptıkları harikaydı. Okurken o kadar kaptırmışım ki kendimi bir an olayları bende yaşıyor gibi hissettim. Yazarın anlatımı çok sürükleyici. Fakat Jullian karakteri sürekli geçmiş ve gelecekte git gel yaşadığı için bazı yerlerde olayları anlamakta zorluk çektim. Çünkü karakter isimleri yansıma şeklinde yazılmıştı. Bildiğiniz üzere Arkadya Yayınlar'nın çoğu romanında geçmiş ve gelecek bağlı durumda ve her karakterin bir karşılığı oluyor. Yansıma derken bunu kastediyordum.  Anlatımda tek rahatsız olduğum kısım bu yansıma olayı çok iç içeydi. Birden diğer karaktere geçiş olunca ben anlamakta çok zorluk çektim. Onun dışında anlatım ve ilerleyiş çok güzeldi. Bir solukta okunacak bir roman. Kısa olmasına bakmayın o sayfalar içinde o kadar çok olay yaşanıyor ki ah neler olacak! diyerek diğer bir sayfayı nasıl çevireceğinizi şaşırıyorsunuz. Kitabın sonuna değinmek istiyorum. Kitabın sonu çok iyiydi. Jullian ve Samuel'in başka macerası var mı merak ediyorum. Çünkü yazar bu tatlı ikilinin maceralarının ucunu açık bırakmış devamı yoksa da olmalı :) Kitabı merak eden arkadaşlarım varsa ve okumakta tedirginlerse okuyun derim, nasıl bitirdiğinizi anlamayacaksınız bile ;) 

Son olarak iletişim adreslerim : 
İnstagram : daisyandbook
Mail : gncarazz@gmail.com


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder