30 Eylül 2016 Cuma

GKBT 14. Tur || Mekanik Aşk - Zeliha Eren || Kitap Yorumu



Yazar : Zeliha Eren
Sayfa Sayısı : 512
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Seri : Bilişim İstihbarat Serisi 2. Kitap
Basım Yılı : 2016

Bilişim İstihbarat Servisi'nde macera hız kesmeden devam ediyor! Kemerlerinizi çıkarmadınız, değil mi? Gördüğü her güzele kur yapabilme yeteneği olan, Bilişim İstihbarat Servisi'nin cesur ve yakışıklı ajanı Alex Cavendish, dünya kadın popülasyonu içinde asla öpmemesi gereken tek kadının dudaklarına dokunurken, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğinin farkında değildi. Julie Thompson, robotlarıyla mutlu mesut yaşayan, onlara nesli tükenmekte olan son panda yavrusu muamelesi yapan bir bilim insanıydı. Fakat evrenin onunla ilgili farklı planları vardı. Hayatı boyunca nefret ettiği adamın çekimine kapılıp bir yanardağa dönüşmüş, bu da yetmezmiş gibi bir anda ajan olup göreve gönderilmişti. Üstelik de onunla… Alex, aristokrasinin beşiği olan İngiltere'de skandal haberler, renkli alışveriş poşetleri, işkence aletine dönüştürülmüş rujlar ve katil olma potansiyelini ortaya çıkaran futbolcuların arasında akıl sağlığını korumaya çalışırken, bir yandan da kendi de dâhil olmak üzere- dünya çapında birçok ajanın hayatını kurtarmayı amaçlayan görevde başarılı olmak için, geçmişinden gelen şeytanlarıyla savaşmak zorunda kalır. İki inatçı yüreğin baştan çıkarma oyunlarıyla süslenen doludizgin aşkına kahkahalarla eşlik ederken, tehlikeli maceralarla kalp atışlarınız yükselecek. Tavsiye: Kesinlikle sakin olmadan okuyun! Öfke hiç bu kadar ateşli olmamıştı. Tutku hiç bu kadar alev almamıştı. Ve aşk… Belki de hiç bu kadar eğlenmemişti bu iki delinin kalbine düşene dek. 
(Tanıtım Bülteninden)

Herkese merhabalar! 
Gevezeler olarak 14. turumuz Zeliha Eren'in Mekanik Aşk kitabına. Maviş mi maviş, tatlış mı tatlış bir kitaba ve tura hazır olun!. 
Vee kemerleri bağlayın! 
O halde hazırsak yoruma geçiyorum? 
****

29 Eylül 2016 Perşembe

GKBT 13. Tur || Canan A. Düzgan || Röpotaj


1-Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Canan Düzgan kimdir, günlük hayatında neler yapar?
33 yaşında evli ve dans eğitmeniyim. Günlerim genelde dersten derse koşturmakla geçer. Akşamları eşimle bol tuzlu çekirdeklerimizi (zararlı biliyorum fakat fakir eroinidir kendisi) alır film ya da yabancı diziler izleriz. Geceleri ise ya kitap okur ya da kitap yazarım. Böyle geçer günlerim.

26 Eylül 2016 Pazartesi

GKBT 13. Tur || İlham Perisi - Canan A. Düzgan || Kitap Yorumu

Yazar : Canan A. Düzgan
Sayfa Sayısı : 479
Yayınevi : Gitane Kitap
Basım Yılı : 2016


Kendimi bildim bileli yazdım... Uktelerimi, intikamlarımı, söylediklerimi, söyleyemediklerimi; ama en çok da hayallerimi... Bazen yazmak, yaşamaktan çok daha kolay! Ben de yaşayamadığım her ne varsa, onları kendi hikâyemde yazdım. Hikâyemde ne mi vardı? Bir esas kız (tabii ki güzel), bir esas oğlan (tabii ki mükemmel); eh, bir de olmazsa olmazımız playboy kötü adam! Buraya kadar her şey normal, kabul; ama peki ya sonrası? Bir sabah uyandığınızda kendinizi yazdığınız dünyanın, kitabınızın, içinde bulsanız ne hissederdiniz? Ben ne mi hissettim? O playboy Şeytan'ı karşımda gördüğümde mi? Sizce? Ah, bazen empati koca bir yalan! Zorlamayın, beni yaşamadan anlayamazsınız! Ya da okumadan... Hadi, bakalım sayfaları çevirin ve okumaya başlayın! Ben Helen... Pijamalı Helen! Kendimi bildim bileli yazdım... Ya da yazdığımı sandım...
(Tanıtım Bülteninden)





Herkese merhabalar! 13. Turumuzda Canan A. Düzgan'ın İlham Perisi kitabını konuk edeceğiz. Biz her zamanki gibi heyecanlı ve kıpır kıpırız. Eee hazırsanız ve merak ediyorsanız;
Turu takip etmek ve yarışmaya katılmak için : Geveze Kalemler & @gevezekalemler



Öncelikle belirtmeliyim ki kitabın kurgusunu çok sevdim. Helen okulun ezik, aşağılanan ve sürekli dalga konusu olan bir kızdır. Bu nedenle hikayeler yazar ve olmak istediği kızı oluşturur. Ve bir gün bir şey olur ve kendini hikayesinin içinde bulur. 'Üstelik Şeytan' diye adlandırdığı karakteri olan Ramon'un evinde belirir.  İşte bütün her şey burada başlar.

*** 

19 Eylül 2016 Pazartesi

GKBT 12. Tur || Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız || Karakter Tanıtımı



Merabalar! Turumuz tüm hızıyla devam ederken karakterlerimizi tanımaya ne dersiniz? Cevabınız evet ise o halde başlayalım :) 


Esas kızımız Mira İlhanlı
Nam-ı diğer Çilek Kokulu Kadın. 
Kahve rengi saçlı, mavi gözlü ve bizim grubun tabiri ile bizim boyumuz kadar bacağı olan uzun boylu bir kadın :D  
Toz Pembe adındaki kafesinde çilekli tartları ile insanları büyüleyecek kadar da becerikli biri. Bana göre prensesleri kıskandıracak kadar güzel ve naif de :)

Geldik esas oğlanımız Yağız İlhanlı'ya.
Kendisi fotoğrafta gördüğünüz gibi yakışıklı bir tip. Kahverengi saçları, ela gözleri ve Mira gibi uzun bir boyu var.Tatlı sevmem deyip Mira'nın tartlarının müdavimi olacak kadar da aşık. Kendisi her ne kadar kelimlerle sevgimi ifade edemem, kelimelerin adamı değil dese de kurduğu cümlelerle hepimizi tavlayacak kadar da mütevazi, kitabı bitirdikten sonra ortalıkta Yağız diye dolaştırabilecek kadar da harika.Yeri geldiğinde her erkek kadar odun bir kişiliğe sahiptir. 


Bir diğer kızımız ise Bengi Aras. Mira'nın kuzeni olan Bengi biraz asi kişiliğe sahip bir balerin.

Sidar Tekinay. Kitap boyunca kafanızı karıştıracak bir kişiliğe sahip.
Kuzgun kadar olmasa da gizemli biri. Kitabın sonuna kadar kişiliği hakkında kesin bir bilgiye ulaşamıyoruz.
Uzun boyu ve yakışıklı bir yüzü var. Açıkçası kitapta hiç tipsiz bir insan yok :D Hepsi yakışıklı anacıımm :D 


Kuzgun.. Onun hakkında pek bir bilgiye sahip olamasak da tur grubu olarak kitap bitiminde herkese bir Kuzgun kampanyası başlatacak kadar yakışıklılığıyla büyülendik :D 


17 Eylül 2016 Cumartesi

GKBT 12. Tur | Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız | Kitap Yorumu



Yazar: Burcu Büyükyıldız
Sayfa Sayısı : 512
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Basım Yılı : 2014 (ilk baskı)
Seri : Aşkın Renkleri Serisi 1. Kitap

Serinin tamamı : 
1- Çilek Mevisimi
2- Bir Günah Gibi
3- Cezayir Menekşesi
4- Lila
5- Papatya Falı 

Tehlikelerle Örülü Geçmişini Silmeye Kararlı Bir Adam… Mükemmel Hayatı Aniden Tepetaklak Olan Genç Bir Kız… Ve Tutkunun Ateşiyle Yanan, Sürprizlerle Dolu Bir Aşk…

Yağız İlhanlı, hayatının kontrolünü elinde tutmayı seven güçlü ve gizemli bir adamdı. Ateş hattından farksız yaşamını ardında bıraktığını düşünse de, yabancı olduğu aşktan alevler bir adım uzağındaydı. Büyüleyici bir güzel tesadüfen hayatına girdiğinde ise, aralarındaki tutkulu çekime direnmek kolay olmamıştı.

Güzelliği, neşesi ve masumiyetiyle etrafındaki her erkeği büyüleyen Mira Aras, mutlu ve kusursuz bir hayat yaşıyordu. Bir bahar günü tanıştığı karizmatik yabancıyla ezberi bozulmuş, pervasızca peşinden gittiği aşk nefes alma sebebi olmuştu. 

Kaçınılmaz duygular onları kuşatırken, Yağız aşkı imkânsızlığın içinde bulacaktı. Geçmişin gölgeleri mutlu olmalarına izin vermeyecek, ikisi de hoyrat bir ayrılığa esir olacaklardı. Karanlığa saklanmış sırlar aydınlandığında, bir daha gitmemek üzere geri dönen Yağız, terk ettiği kızı aynı bulabilecek miydi? Mira, özlem dolu kalbini özgür bırakabilecek, bir kez daha aşka teslim olabilecek miydi?
(Tanıtım Bülteninden)



Herkese merhabalar! Dönüşüm toz pembe oldu :) 
Turumuzu takip etmek ve yarışmaya katılmak için : Geveze Kalemler
İnstagramda takip etmek için : @gevezekalemler & @daisyandbook

Mira ve Yağız.. Onların aşkını nasıl tanımlamalıyım bilemiyorum... Sanırım tutkulu eksik de olsa iyi bir tanım olacak onlar için. 
***
Kitabı ilk aldığımda sadece bir bölüm okuyacağım diye başladım ve 200 sayfa okuyup bıraktım. Daha ilk sayfalardan sizi cezbediyor ve hikayesiyle sürükleniyorsunuz. 
Gerek karakterlerin ilk karşılaşmaları gerek kitabın son sahneleri -özellikle son iki bölümü gözlerimden kalpler fışkırarak okumuş olabilirim- etkileyiciydi. 
İlk başlarda Yağız; öküz ve odun kelimelerinin sözlükteki karşılığı olacak kadar kaba ve sen benimsin gerisi yalan modunda dolaşıp beni sinir krizine sokmuş olsa da kitabın son kısımlarına doğru; Ohaa! ama bu adam bir harika *kalpçikler* moduna sokacak kadar güzel seven birine dönüşüyor. Güzel seven adamlar listesinde yerini aldı :) Mira ise tam bir prenses bence. Başlarda naif ve kırılgan olarak dursa da daha sonra kırılganlığının yerini hırçın bir savaştı alıyor ama hala prensesliğini koruyor.

Kitapta saf bir aşk okumuyosunuz. Yazar azıcık içine macera ve töre serpiştirmiş ki benim beynimin yandığı kısım Mardin'in anlatıldığı yerdi bazı karakterlerin iyi mi kötü mü olduğunu anlamaya çalışırken biraz balataları sıyırmış olabilirim :D Tabi kitabı bitirince her şey yerine oturdu. Sadece keşke dediğim bir nokta vardı ki bunu Son Sayfası "Hayat" 'la da konuştuk. Oranın birazcık spoiler olduğunu düşündüğüm için buraya yazmayacağım onun dışında kitapta bence eksik yoktu. Tamamıyla güzeldi.
Yazarın diline değinmek istiyorum biraz da. Burcu Büyükyıldız'ın kalemiyle daha önce Wattpad'de AHŞAM? okurken tanışmıştım. Fakat yazım dilini Çilek Mevsimi'nde daha çok sevdim. Kitapta hiç devrik cümle veya eksiklikler yoktu. Gayet akıcı ve anlaşılır bir yazım dili vardı. Son olarak kitabı tasarımına değinip yorumumu sonlandıracağım. Bölüm başları için kullanılan görseller, geçmiş ve günümüz ayrımı için kullanılan kalpler çok hoş olmuştu bence. 
Kitaba puanım : 5/5*