29 Aralık 2016 Perşembe

#Gonca'dan 2016 Enlerim!


Herkese merhabalar! Yeni yıl geliyorken bende bir enler yazısı yazayım istedim. O zaman ilk önce kitaplardan başlayalım. Ben bu yıl 71 kitap okudum. Hedefimin 50 olduğunu göz önünde bulundurursak bence gayet iyi bir rakam. Bu 71 kitap arasındaki en beğendiklerim ise şöyle ;

Yılın başlarında okuduğum Yabancı Yayınları'ndan çıkan Anlaşma kitabıydı. Bir gün içinde bitirmiştim ve çok ama çok beğenmiştim.
Yorum için tık tık ;)


Beğenerek okuduğum bir diğer kitap ise Sabahattin Ali'nin karısına ve kızına yazmış olduğu mektuplardan oluşan kitabı Canım Aliye, Ruhum Filiz. 


Kalemini çok sevdiğim Meral ablanın kitabı da tabi ki enlerimde yer alıyor. Hele ki söz konusu Ahmet Sancaktar'sa daha bir en!
Yorum için tıklayınız :)

Amy Harmon'un ilk önce Bir Başka Mavi kitabını okumuştum onu da çok sevmiştim. Tersyüz ise modern Çirkin&Güzel hikayesiydi. Rahatlıkla bir günde bitirebileceğiniz oldukça akıcı ve karakterleriyle ilginizi çekecek bir kitap :)


Söz konusu kitaplar olunca Selvi Atıcı'sız bir yıl düşünemem. En sevdiğim kitabı olan Sen'i bu yıl okudum. Tam bir Demir ve Süheyla hayranı olarak şiddetle tavsiye ederim! Ne de olsa #TeamDeSü !


İzmir ilk olarak papatyalı kapak tasarımıyla ilgimi çekti ve bu şekilde aldım. Aslında Wattpad kitabı olduğu için epey bir tereddüt yaşamıştım fakat okuduktan sonra iyi ki okumuşum dediğim harika bir kitaptı. Müptela Yayınlar'nın sürekli reklam yapılan kitaplarının gölgesinde kaldığını ve hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorum.
Kitap hakkında yorumum ; İzmir Yorum


Okuduğum ilk Stefan Zweig kitabıydı. Kesinlikle muhteşemdi. 2 saatte bitirdim ki yazar 60 sayfalık bu kitapta öyle yoğun duygulara yer vermişti ki bu kadar kısa bir kitaptan bu denli haz almam inanılmazdı! 

2016'nın son en kitabı ise Ayfer Tunç'un Suzan Defter kitabı. Kitabın değişik bir sayfa düzeni vardı. Kitabı öyle benimsemişim ki bittikten sonra bir boşluğa düştüm ve okuduğum diğer kitaplarda aynı tadı alamadım :( En şiddetli tavsiyeyi bu kitap için uyguluyorumm :D 

Enlerimi bu kadar değil tabi kii! Bir de dizi film boyutu var burada detaya inmeden sadece isim vererek ilerleyeceğim.

Dizi & Film Enleri :
1- Uyumsuz Serisi / Yandaş (Film)
2- Her Şey Aşktan (Film)
3- W- Two Worlds (Dizi)
4- Descantes of The Sun (Dizi)
5- She Was Pretty (Dizi)
6- Captain America - First Avenger (Film)
7- Sihirbazlar Çetesi 1-2 (Film)
8- The Christmas Secret (Film)

Veee son olarak yeni yılın hepimiz için güzellikler getirmesini diliyorum! Yeni bir yazıda görüşmek üzere :)

16 Aralık 2016 Cuma

Ayfer Tunç - Suzan Defer | Alıntılar


1-"Bir kadın birden bire günlük tutmaya başlamışsa, ya aşık olmuştur ya terk edilmiştir. "

2-"İnsan ya kendi kendine konuşur, ya kendi kendine yazar. Kendi kendine konuşmayı makbul saymazlar. Oysa ne fark var ki arada?"

3-"Belki bir gün bu defteri eline geçirecek meçhul kişi : Sanma ki, aklı, suyu çekilmiş bir kafatasının içinde bir avuç kar gibi hızla eriyen bir adamın defterini okumaktasın. Kafatasımın suyunun çekildiği doğru. Islanmış da kurumuş, kuruyup çekmiş bir tahta parçasını andırıyor kafatasım, ama içinde kurşun kadar ağır bir şey var. Adımın bir öneminin olmadığını bende biliyorum. Ama şu satırları yazan ele sahip vücut bir ad taşıyor. Ad vücudu var kılar. Gerçek bir hayat hikayesi olarak değil, gülüp geçtiğin basit romanlar gibi oku beni. Bir iz kalsın ardımda, ama okuduğun anda unutulacak bir iz. Unutulmayacak bir iz bırakan adamlardan değilim. "


4-"Aynı şeyleri yazmaktan sıkılıp bıraktım. Bu defa olağan dışı bir şey yok hayatımda. Hatta her şey fazla olağan. Belki yine aynı şeyleri yazarım: Bugün hiçbir şey olmadı. Bugün de hiçbir şey olmadı. Bugün de. Sonraki sayfalara da ( " ") işareti koyarım."

5-"Artık yazdıklarımın bir anlamı olsun istiyorum. Bir şey söylüyor olayım. Bu ne bu, bu satırlar ne anlama geliyor? diye bir soran olursa, sanki olabilirmiş gibi, diyeyim ki: bu bir hikâye, ama biraz karışık."

6-"Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır yeryüzünde. -Ben de yaşadım, sizin kadar!-"


7-"Suzan 'aşk acıyı sevmeye benziyor' demişti, 'yakıyor biliyorsun, ama yine de gidip aşık oluyorsun. ' "

8-"Evde oturarak dışarıdan gelecek hikayeleri beklediğimi, artık hatırlamaktan usandığım kendi hikayemi ancak başkalarının hikayeleriyle yan yana gelince yeniden okuyabileceğimi; böylece kıyaslayıp anlayabileceğimi (mutsuz muyum, şanslı mıyım, kederli miyim, değersiz miyim, beyhude miyim, anlamlı mıyım ) ve yeryüzünden çekip gitmeme daha varken, kalan vaktimin buna ancak yeteceğini, belki de yetmeyeceğini arkadaşıma anlatamadım. Anlamazdı. O anlayabilecek, ben anlatabilecek olsaydım, benim gibi adamların cenneti olurdu dünya. "

9-"Düşündüm, BİR HAYAT NEDİR? Başlar ve biter, BİR HAYAT NEDİR? Acı ve tatlıdır, unutulur hepsi, BİR HAYAT NEDİR? Emin olmasam da 'hayat bir iz bırakmaktır' diyebilirim. Mezar taşı bir iz sayılır mı, emin değilim. Razı olan için mezar taşı bir izdir. Ben razı değilim. Gerçi elimden ne gelir?"


10-"Hayatımda hiçbir şey olmuyor. Durduğum yerde durursam olacağı da yok."

11-"Ağladığını hissettirmemek çok zordur, " dedi, "gözlerinden yaş akar, burnunu çekmemek için ağzından soluk alırsın. Verdiğin sıcak soluk yüzünü sızlatırken, aldığın soğuk soluk boğazından geçer, kalbine iner. Omuzlarının titrediği hissedilmesin diye kaskatı kesilirsin. Ağladığını duyurmamak çok yorar insanı."

12-"Gençliğiniz haram olmuş desenize, " dedim. Çok şaşırdı, çevresine siyah, kalın sürmeler çektiği gözleri iri iri açıldı: "İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik neye yarar?" dedi. Saçma sözler ettim, ne inandığım ne inanmadığım sözler; tatmadığı bir duygu hakkında akıl yürütmeye kalkışan zavallı bir adamın acınası çabası. "Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz." Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?" "Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz." "İyi ya, boş değildi kucağım." "Ama yandınız, kül oldunuz." "Ama vardım, kül bunun kanıtı. "

13-"Belki de bir türlü yaşayamadığımız için bu kadar büyüdü aşk, "dedi, "aslında kısa bir şeydi, zamana yayıldı.