2 Mart 2017 Perşembe

Büşra Yılmaz - Ölüme Fısıldayan Adam | Kitap Yorumu


Yazar : Büşra Yılmaz
Basım Yılı : 2016
Sayfa Sayısı : 418
Yayınevi : Epsilon

"Boşuna ölümü dileme, ölemezsin sen. Çünkü ölmek için fazla ölüsün."


"Yanmış kibrit çöplerini âdeti olduğu gibi mumların altına koyup üzerlerine erimiş mum döktü. Sanki yanan kibrit çöpleri bizdik, mum dipleri de mezarımız... Kibrit çöpü mezarlığı, bizim gibi kırık ve kaybedenler için ne güzel bir benzetmeydi... Yana yana yaşa, yanarak öl ve öldükten sonra da yanmaya devam et. Yanmak tüm varoluşunu tanımlıyormuş gibi..." 
 Geçmişindeki acıların küllerinden doğmuş, zeki bir dolandırıcı... Arı kovanına giren kelebek. Yaşamadığı için ölmeyi bile beceremeyen, hayata küskün bir kız... 
Sudan korkan balık. Tanrı'nın birbirlerinde çare bulmaları için bir araya getirdiği iki kişi. Peki ya, bir gün ömrü olan bir kelebek yarına aşık olursa ne olacak? 
(Tanıtım Bülteninden)


Herkesin övgüyle bahsettiği ÖFA 'yı nihayet okuyabildim. Kitaptan ne beklemem gerektiğini açıkçası pek bilmiyordum fakat Büşra Yılmaz'ın 4N1K'da ne kadar neşeli bir dili varsa bu kitabında ise melankolik bir dili vardı. 
Büşra Yılmaz'ın kendisini pembe ve siyah ruhlu olarak bahsetmesini göz önünde bulundurarak okudum kitabı. Altını çizecek bir sürü satır buldum. Bazı yerlerde nasıl bir ruh haliyle yazıldığını merak edip duraksadığım birçok satır oldu.
Bazı yerlerde intihar düşüncesi kafamda o kadar çok döndü ki kendim için değil Yosun epeyce intihar girişiminde bulunduğu için haliyle okuru da o melankoli içine sürüklüyor.
Okurken ister istemez bir depresyona sürükleniyorsunuz. Yosun ve Özgür'ün yaşadıklarıyla üzüntüyü diplerde yaşadığımı belirteyim. 



Büşra'nın yazım dilini sevdim fakat bu tarz kitapların beni yansıttığını pek düşünmüyorum. Aşırı depresif bir hala büründürdü beni okurken. Mutlu olarak okusam bile kitabı elimde bıraktığımda o mutluluğun yerinde yeller estiğini gördüm. Bu demek oluyor ki Büşra kitabın içindeki hüznü okuruna başarılı bir şekilde aktarabilmiş. Devamını okur musun derseniz okurum. Çünkü Yosun ve Özgür'ün hastalıklı aşkını merak ediyorum fakat bunun dışında bu tarz hüzün barındıran kitapları çok fazla tercih etmeyi düşünmüyorum. En azından sınava hazırlandığım bu dönem içerisinde. Aranızda kitabı merak ediyorum okumak istiyorum diyenler varsa yazım dili ve hikayeyi yansıtma biçimi olarak Büşra harika bir iş çıkartmış tavsiye ederim.
Kitaba puanım : 4/5 

ALINTILAR




"Karanlık geceyi teri edip zihnime doluştu, diye geçirdim içimden. Gündüzlerden tam da bu sebeple nefret ediyordum. Tüm acılarımız günışığında... Saklayamıyoruz ve saklanamıyoruz. "

****

"Duracağın yerden emin değilsen durmayı arzulamayacaksın." Cümlesi bariz bir kampçıydı. Ölünce acılarımın geçeceğinden emin olmayıp ölmeyi arzulamak gibi... Demek istediği, böyle bir şeydi. Anlayıp sustum. Birkaç saniye gözlerimin içine bakıp elini uzattı. "Koşalım. Elbet duracak bir yer buluruz," dedi. Elini tuttum ve düşüncelerimdeki çıkmaz sokağı ve ayaklarımdaki yaraları umursamadan onunla beraber koşmaya başladım. Dedi ya, Duracağın yerden emin olmadan durma, diye. Koşalım, elbet duracak yer bulunur. Evet, ben buldum. Dağınık Saç. Birkaç nefeslik, birkaç dakikalık ya da birkaç günlük... Benim duracağım yer, onun durağıydı.

****


"O kendinden kaçmak için koşardı hep, ben ise nefesim kesilene kadar ona koşardım..."

****


"Özür dilerim, " diye fısıldadım kulağına. "Aptal balık, okyanusunu incitti." "Okyanus, aptal bir balık yüzünden incinmez." "Aptal balık, okyanusunu sinirlendirdi." En duygusuz ses tonuyla, "Okyanus, aptal bir balık yüzünden sinirlenmez," dedi bir kez daha. Özgür sigara dumanına sardığı kelimeleriyle fazlaca acıtmıştı kalbimi. "Aptal balık, okyanusunu seviyor," dedik tüm pişmanlığımla. "Okyanus balığı sevmiyor. " Hafif titreyen sesimle, "Aptal balık birazdan ağlayacak," dedim. "Okyanus... yalan söylüyor."

***


"Geçireyim mi?" dedi bana dönüp. Ben daha cevap bile veremeden eğilip tam boğazımdan öpüverdi. "İki oldu," dedim. "Daha önce beni kalbimin kırıldığı yerden öpmüştün. Şimdi de canımın acıdığı yerlerden öptün. " "Üç oldu belki de..." "Üç?" "Daha önce de, ölemediğin yerlerden öpüp kendime aşık etmiştim. "


Bana ulaşabileceğiniz adreslerim:
İnstagram : @daisyandbook
Facebook : Gonca'nın Dünyasından
gncarazz@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder