Aşk-ı Gurur - Pınar Gencal | Kitap Yorumu + Alıntılar


Yazar : Pınar Gencal
Türü : Roman / Romantik
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Baskı Türü : Ciltli (Karton kapaklı hali de mevcut)
Sayfa Sayısı : 430
Kitaba Puanım : 4/5

Herkese merhabalar! En son girdiğim kitap yorumunun üzerinden bir ay geçmiş. Zaman ne çabuk geçiyor. Okul yoğunluğu yüzünden bir aydır okuyamadığımı önceki yazıma bakınca fark ettim ve açıkçası üzüldüm de. Eve döner dönmez hemen elime bir kitap aldım tabiki bu açık kapatılmalı yıllık 100 kitap hedefi tamamlanacak tamamlanmalı!!
Eee girizgahı yine uzun tuttum. Gelelim asıl konumuza.

,
Aşk-ı Gurur, böyle söyleyince aklınıza başka bir kitap daha geldi mi? Mesela Jane Austen Aşk ve Gurur? Evet evet tam olarak aklınıza gelmesi gereken kitap bu kitap. Aşk-ı Gurur için Aşk ve Gurur günümüz hali desem eksik söylemiş olmam. Kitabın arka kapağını şöyle bir incelediğinizde yazarın ilhamının Aşk ve Gurur olduğunu göreceksiniz.

İşte bu kitaba beni çeken nokta da tam olarak bu! Jane Austen'in en sevdiğim kitabı Aşk ve Gurur olunca ve tıpkı kitaptaki Günsel gibi ben de kendi Darcy'mi arıyorken bu kitabı seveceğimi düşünerek başladım ki doğru bir karar da vermişim. Kitap hakkında detaylı düşüncelerime girmeden önce ufak bir konusundan bahsedeyim sizler için.

KONUSU :
Günsel 26 yaşında bir avukat ve amatör yazar. Annesinin sürekli onu ve kardeşlerini evlendirmek istemesinden bıkmış, sadece kendi sevdiği biriyle kendi istediği şekilde evlenmek istiyor. 
"Aradığım şey büyülü bir şey. Ben... Jane Austen romanlarındaki gibi özel bir şey arıyorum." diyor. İşte kader burada onun Darcy ile tanışması için ağları örüyor ve karşısına Orhan'ı çıkarıyor. Orhan herkesi kolay kolay beğenmeyen biraz da kibirli bir adam. Günsel ile tanışınca işler ikisi içinde pek umdukları gibi gitmiyor tabi.




Konusu kısaca böyle. Aşk ve Gurur kitabıyla paralellik gösteren bir hikaye örgüsü olduğu için daha detaylı açıklamak hem bu kitap için hem de Aşk ve Gurur için spoiler olacak. 
Yazar tam olarak hikayeyi tatlı bir romantik komedi olarak kurgulamış ki en sevdiğim tür romantik komedi olunca epey bir severek okudum. Ayrıca bir ay aradan sonra kitap okumaya bu kitapla döndüğüm için  iyi bir tercih yaptığımı düşünüyorum. Ellerimin arasında sayfalar su gibi aktı gitti. Kitabı bitirince Aşk ve Gurur ile ne kadar fazla paralellik gösterdiğini görünce ayrı bir mutlu oldum. Ayrıca kitabın tasarımı da güzel. Yazarın dili oldukça sade ama okuru içine çeken cinsten. Karakterler nasıl desem başta acayip sinir bozucular fakat kitabın sonuna gelince o kadar okuyucuyu sinirlendirmelerine rağmen sevdiriyorlar. Yahu şeytan tüyü mü var yazarın kaleminde bilemedim. Başta karakterlere saydıra saydıra okurken sonra bir baktım canım Günsel, sevdiceğim Orhan takılıyorum. :D :D Böyle okuduğunuzda keyif veren ama fazla beklentiyle okunmayacak tatlı mı tatlı bir kitap. Daha önceki yazılarımda kullandığım size mola verdirecek kitaplar kalıbına uyan bir kitaptı. Romantik komedi sevenlere tavsiyedirr! Son olarak birkaç alıntı bırakıyorum sizler için :

ALINTILAR:




"Benim aradığım şey..." dedim ve durdum. Söylediklerimle dalga geçeceğini biliyordum ve devam etmenin anlamı yoktu. Ve çimenlerle oynamaya başladım. Önce avcunun açıp usul usul üzenlerinde gezdiriyor, sonra da kokusunu içime çekiyordum. "Evet, aradığın şey? " dedi cümlemi bitirmemi isteyerek. Zaten adamın gözünün önünde defalarca rezil olduğum için içerdiği yerden kopsun diye düşünüp, "Benim aradığım büyülü bir şey..." dedim ve bağdaş kurup, kopardığım uzunca bir otla oynamaya başladım. "Anlamayacağını biliyorum ama ben Jane Austen romanlarındaki gibi özel bir şey arıyorum. Sohbetlerimiz hiç bitmeyeceği, beni güldürecek, şaşırtacak, anlayacak, çekilmez olduğumda bile sevmekten vazgeçmeyecek, her zaman güvenebileceğim birini... Yoksa sırf başkaları istiyor diye bir ilişki yaşayamam. Anlayacağın birinin uydusu olup da kendime faydam dokunamayacaksa, tek başıma uzayda kata delik olarak kalmayı yeğlerim."
Sayfa 128


"Sen kendini öyle bir dondurmuşsun ki üzerine kaynar su dökülse bile çözülmen yıllar alır. Gerçek aşk diye bir şey var. Belki ben ömrümün sonuna kadar aradığım şeyi bulamayacağım ama bu, dünyanın bir ucunda bile olsa, birilerinin aşkı yaşamadığı anlamına gelmiyor. Ve evet, belki salakça ama eğer bir gün aşkın gelip bizi bulacağına inanmaktan vazgeçersek, geriye inanmaya değer ne kalır ki?"
Sayfa 130


"Hayatta insanların senden beklediğini yaparsan bunun acısını sonsuza kadar taşırsın. "

Sayfa 242



"Aslında hepimizin başkalarından saklamak istediği, bizi savunmasız bırakacağını düşündüğümüz, gölgede kalan yanları vardır. Sosyal maskelerden kurtulmak tam bu noktada korkutucudur. Çünkü böyle bir durumda meraklı gözlerin önüne tüm çıplaklığınızla çıkmak zorundasınızdır." 
Sayfa 298  


Beni instagramdan takip etmek isterseniz @daisyandbook adıyla bulabilirsiniz. Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle.

6 yorum:

  1. O dönemin -en azından güzel tarafındaki- havasına bayılıyorum. Austen okumayı da çok severim. Ben de Gurur ve Önyargı isimli basımını birkaç kez okumuştum. Bir daha mı okusam ne yapsam, özlediğimi fark ettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahhh para büyüye kapılan he yıl bir kere okuma istediğine gidiyor. Aşk ve gurur benim için çok özel ama günüm hali tam olarak bu kitaptaki gibi olacağından bu halini de sevdim.😊

      Sil
  2. yaz için okunacaklara ekledim ama sanırım listenin sonlarına denk gelir:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım okuduğunuzda seversiniz. Keyifli okumalar şimdiden :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.