7 Nisan 2015 Salı

Satılık - İlknur BİRDAL



“Sen benin başıma gelen en güzel yanlıstın. Seni seviyorum Devran.. Mutluluk benim için senin dudağının arasında ve sen bu gece beni sevdigini fısılda.”

Devran ve Hüzün’ün tanışmaları okuduğum diğer kitaplara göre çok çok farklı. Normalde biz karakterleri daha çok kusursuz olarak görürüz. Devran biraz kusursuz fakat Hüzün öyle değil. Üvey babası yüzünden yediği dayaklarla vücudunda birçok yara ve iz var. Zaten başına ne geliyorsa bu üvey babası yüzünden geliyor. Yazar aslında kitabında biraz hayatın gerçeklerinden bahsetmiş. Okuduğum her yeni satırda kurguya hayran kaldım diyebilirim. Okurken bol bol böyle anne ve baba olmaz olsun diye söylenerek göz yaşlarıma zor hakim olduğum bir serüven Hüzün ve Devran’ın serüveni. Başta Hüzün’ün Devran’a olan nefretiyle başlıyor kitap. En sonunda ise ikisinin muhteşem aşklarına şahit oluyoruz. Kitapta değinmeden geçemeyeceğim bölüm başlarındaki şiirler var ki beni benden aldılar o kadar güzellerdi ki kitabı elimden alıp bakan biri hepsini işaretleyip yıldızladığımı görebilir fakat içlerinden bir tanesi var ki onu sizlerle paylaşmak istiyorum.

"Hayatlar faklı, yaşamlar farklı
Kimse Aynı yoldan, aynı ayakkabıyla geçmiyor.
Aynı taşa takılıp düşmüyor kimse
Yeniden aynı duyguyla, kalmıyor ayağa.
Birini yargılamak için ;
Yaşamak Gerekir.
Aynı taşla tökezleyip, ayn duyguyu tatmak gerekir.
Aynı zorlukları yaşamak, göğüs germek gerekir.
Aynı yolu aynı ayakkabıyla yürümek gerekir.
Yargılamak için,
O hayatı yaşamak gerekir."
Kitabın çok derin bir kurgusu var aslında hikayesi çok bağlıyor kendine ki ben kitap okurken keyif yapmayı seven biriyimdir. Kitabı okurken yanına çay aldım be yudumlayarak içerim diye düşündüm ki kitaba kendimi kaptırıp çayımı soğuttuğumu sonradan fark ettim. Kitabın konusuna ufak bir giriş yapmam gerekirse, Hüzün tam hayatının ismini alan bir kız taki Devranla tanışana kadar. Hüzün'ün üvey babası Salim onu kumar borcu olduğu Kazım'a satar. Kazım'da onu barında hayat kadını olarak çalıştıracaktır. Hüzün'ün tüm hayatı yerle bir olur. Ve ölmeyi düşündüğü anda karşısına Aysel çıkar. Aysel onun o bataklıktan çıkmasına yardım edeceğini söyler ve ona ablalık yapar. Bütün çabalarına rağmen Hüzün'ü işe çıkmaya zorlayan Kazım'a boyun eğer ve ilk iş için onu hazırlar. Barda otururken yeni ortağının gazı ve biraz da içkili olmasının verdiği etkiyle Hüzün'ü ister ve olaylar buradan sonra başlar. Eğer okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim kesinlikle pişman olmayacaksınız. Ben bu şahane kitapla doğum günümde tanıştım ve sizlerin de tanışmasını isterim. Bir sonraki blog yazımda yazarımız İlknur Birdal ile röportajım yer alacak. Umarım yorumu keyifli bir şekilde okumuşsunuzdur. Bu arada bloguma facebook sayfası açtım herkesi beklerim. Orada yorum yapacağım ve yorumu yapmadığım fakat okuduğum kitaplardan alıntılar da bulabilirsiniz. Link aşağıda yer alıyor, sevgiler :)


Son Olarak kitaba oyum : 5/5 ❤❤❤❤❤

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder