29 Temmuz 2015 Çarşamba

Fatih Murat Arsal - Anlaşma | Kitap Yorumu

"Sevgi.. insana güç veriyordu. Ve şu bir gerçekti ki, gerçek aşk için sınırlı anlaşmaların hiçbir önemi yoktu."


Herkese merhaba uzun bir süredir yorum giremiyordum nihayet reading slumptan kurtuldum ve yeni bir yorumla geldim. Aslında Anlaşma kitabını daha önce okumuştum fakat o zaman blogum olmadığı için yorumunu yapmamıştım. Bu ikinci okuyuşum. Genelde reading slump olduğumda FMArsal romanlarına dadanıyorum. Beklemekle geçmiyor, aksine hiç okumak istemiyorum. Bu yüzden severek okuduğum yazar olan FMArsal romanları iyi geliyor. Geçenlerde de Ismarlama Bebek'i okumuştum reading slumptan kurtulmak adına ve işe yaramıştı. Şimdi de Anlaşma'yı okudum. Neyse lafı uzatmadan yoruma geliyorum.
Anlaşma benim en sevdiğim FMArsal romanı ikinci okuyuşum olmasına rağmen ilk kez okuyormuş gibi heyecanla okudum. Aslında konusu o kadar bilindik ki.. Ama yazarımızın öyle bir anlatımı var ki birden kendinizi kitabın sonunda bulup neden bitirdim ki ? moduna giriyorsunuz.Konusuna ufacık değinmem gerekirse;
Yavuz annesinin evlilik baskılarından sıkılmıştır. Arkadaşı Suat'ın kafesinde otururken arayan annesine daha fazla dayanamaz ve ortada bir şey yokken evleneceğini söyler ve bu evleneceği kişinin Suat'ın kafesinde ona konuşma esnasında servis yapan garson kız Merve'nin olacağını söyler ve telefonu Merve'ye uzatarak annesinin her dediğine evet demesini ister ve annesi evleneceklerini sorduğunda Merve biraz şaşırsa da evet der ve telefonu kapattığında Yavuz ona bir anlaşma sunar. Merve başta bu teklife pek yanaşmasa paraya ihtiyacı olduğu için kabul eder ve anlaşmalı bir şekilde evlenirler. Fakat bu anlaşmayı hesapta olmayan bir şey bozacaktır.

Evet kitabın konusu spoilersız bir şekilde böyle. Spoiler dışında sizinle kitaptan beğendiğim birkaç alıntıyı paylaşmak istiyorum.

Merve hiç kıpırdamadan öylece genç adamın gözlerinin içine bakıyordu. Sonra hafif bir nefes aldı. "İnanın hala benden ne istediğinizi anlamadım!"
Yavuz hafifçe öne doğru kaykıldı. "Öyle mi?" diye sordu yavaşça. Koyu mavi gözlerini genç kızın gözlerinin içine dikmişti. Söyleyeceklerini iyice kavraması için bekledi birkaç saniye.Sonunda sıkıntılı dudakları kıpırdandı. "İstediğim şey çok basit bir şey aslında..."
"Neymiş?"
"BENİMLE HEMEN EVLENECEKSİN.."dedi genç adam hiç sıkılmadan.

                                                          ***
"Umarım sana uygun bir gelin gibi görünürüm."
"Neden görünmeyesin ki ?"
"Ben.. Ben biraz basit biriyimdir!"
"Onların seni nasıl göreceği önemli değil!" dedi genç adam. Önemli olan benim beğenmem! Ve ben seni beğeniyorum."

Evet en sevdiğim üç alıntı bu birincisi yorumun başında :) Ben çok beğenerek okudum yorumun başında da dediğim gibi ikinci okuyuşumdu. Bu yorumdan sonraki yorumum Vampir Günlükleri'nin ilk kitabına olacak. Daha sonra da Nehir Erdem'in yeni kitabı Huysuz ve Ruhsuz'a olacak.Umarım yorumu yazabilirim. Son olarak diğer iletişim adreslerimi buraya bırakıyorum görsel ve alıntıları oralarda da bulabilirsiniz :)

Kitaba oyum ise : 5/5 ❤❤❤❤❤

Facebook :  https://www.facebook.com/goncaninkitapligi
İnstagram : https://instagram.com/daisyandbook/

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Aydan İnan Röportaj

Herkese merhabalar! Bu aralar kitap yorumları giremiyorum ve bu durum beni fazlaca üzüyor çünkü reading slump (okuyamama durumu ) oldum :( Okumaya başlıyorum fakat bir türlü gitmiyor bu şekilde devam edersem herkesin çok beğendiği kitaplara bile çok kötü yorumlar girebileceğim ihtimalinden bir müddet okumaya ara verdim ve röportaj yapmaya devam ediyorum. Bu seferki röportaj konuğum "Ben Baba Olamam" kitabının yazarı Aydan İnan. :)

Öncelikle her daim klasik soru olan soru ile başlayalım. Aydan İnan kimdir, günlük hayatında neler yapar, nelerden hoşlanır?

-Aydan İnan pek duygusal bir yazardır.Günlük hayatında kitap okumaya ve evin içinde dans ederek şarkılar söylemeye bayılır.

Peki yazmaya nasıl başladın, nasıl karar verdin?

-Küçüklüğümden beri her anımda yazardım zaten.Mutluysam yazardım. Üzgünsem yazardım. Kızgınsam yazardım. Yazardım, yazardım.

Ben Baba Olamam nasıl çıktı ortaya azıcık bahsedebilir misin?

-We Heart It adlı sitede ilk kitap kapağımız olan fotoğrafı görmem ve Aydan bunu kurguya dökmelisin dememle ortaya çıktı, gün ışığım.

Yazarken çok zorlandığın oluyor mu?

-Elbette zorlandığım anlar oluyor ama biraz iyi vakit geçirmeyle çözülmeyecek bir ilham tıkanması yoktur bence.

Okumayanlar için biraz Ben Baba Olamam'ı anlatabilir misin?

-Ben Baba Olamam.. Aslında yapamayacağımızı düşündüğümüz şeyleri belkide yapabilirim diyen insanlardan bile daha iyi yapabileceğimizi anlatıyor bize.

Yazarken en çok nelerden ilham alırsın?

-Yazarken gün içinde yaşadığım olaylardan ilham alırım. Komik bir gün geçirdiysem komik, duygusal bir gün geçirdiysem duygusal olaylar yazarım.

Kurgularını ve karakter seçimlerini neye göre yapıyorsun?

-Karakterler birden canlanıyor gözümde sen şu ol diyorum ve hepsi birden çocuğum oluyor.

Yazmak ve okumak senin için ne ifade ediyor?

- Yazmak cennet, okumak da cennetin en büyük bahçesi.Cennet için gereken bütün meyveleri oradan topluyorsun.

Şu sıralar takip ettiğim üzere Wattpad'de yeni bir hikayeye başladın. Oldukça farklı bir hikayeye benziyor, bize biraz ondan bahsedebilir misin?

- Bir Masal Daha? birden aklıma gelen ve oleeyy tekrar Wattpad'e canlarıma döneceğim dedirten bir hikaye benim için. Biraz sihrin başaramayacağı şey yoktur. Hele bu sihri yapan kaslı bir peri anne ve ona yardım eden Türk bir iş kadınıysa..

Seni takip eden okurların (gün ışıkların) için neler söylemek istersin?

-Siz gün ışıklarıma söylemek istediğim çok şey var aslında ama bazen bir yazar öyle çok sever ki kelimeleri yetersiz kalır. Kelimelerin yetersiz kaldığı ve kalbimin konuştuğu yerdeyiz. Sizi çok seviyorum. Sanırım kalbimdekilerin küçük bir fragmanı olacaktır bu cümle size.


KISA KISA

En son okuduğun kitap?
-Bir Soru Bir Aşk
En son izlediğin film?
-Cinderella (yine ve yine)
En sevdiğin yazar?
-Canan Tan
En sevdiğin kitap?
-Off seçemem seçememm..
En sevdiğin film?
-Bütün animasyon filmleri ve Yeşil Yol
En sevdiğin şarkı ve şarkıcı?
-Celine Dion / Beauty And The Beast

Zaman ayırıp sorularımı yanıtladığın için çok teşekkür ederim. 
Benden röportaj istediğin için asıl ben teşekkür ederim. :)

Yazarımızın hayat felsefesi olarak benimsediği söz :

Yazarımızın iletişim adresleri : 

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Merve Deniz Röportaj

Klasik soruyla başlayalım. Merve Deniz kimdir, günlük hayatında nasıl biridir, nelerden hoşlanır?


-Merve günlük hayatında kimi zaman kabuğuna çekilip susan kimi zamansa çenesi yorulana kadar konuşan, ruh halinde gelgitleri eksik olmayan biridir. Ama tüm karmaşasını içinde yaşar bazen sinir bozacak kadar sakindir.Gök bilimleri ile ilgilenmekten, bol bol kitap okumaktan ve çokça sohbet etmekten hoşlanır.

Kitabınızın arka kapağında bir soru yer alıyor onu size sormak istiyorum. Issız bir adaya düşseydiniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?

:) :) Çok güzel soru. Bir olta, bir bıçak ve Sean O'pry ı alırdım :D

Yazarken genelde nelerden ilham alırsınız?

-Hiç kuşkusuz en önemli etken müzik ve tanımadığım insanlardan ilham alırım. Genelde enstrümantal müzikler tercih ederim. Bol bol yürürüm, bazen otobüs yolculukları yaparım ve en önemlisi herkesimden insanı gözlemleyebileceğim mekanlarda kahve içerim.


Birazda Yalnızlık Cesaret İster'in yazılma sürecine girelim. Nasıl ortaya çıktı. Ne kadar bir zamanda kitaplaştırıldı?

-Aslında Yalnızlık Cesaret İster benim ilk kitabım olacaktı. Bu hikayeyi 2008 yılında yazmaya başlamıştım. O dönemde adı O ve Ben idi. Sonra her nasılsa araya bir internet sitesi için yazdığım Güneş girdi. Ve ilk kitabım o oldu. Geçen yıl bir cesaret eski kurgumu yeniden ele almaya karar verdim. İlk kitabım yayınlandığından bu yana aradan dört yıl geçmişti. Kalemimin pasını atıp Wattpad ortamında hikayemi görücüye çıkardım. Çok değerli ve büyük bir destek aldım. Hikayenin kitap haklarını hikayenin daha çok başındayken İndigo kitaba vermiştim. Sonraki süreçte kitap olarak raflarda yer alacağını bilerek yazdım. Haziran ayında raflarda yerini aldı.

Sizce Wattpad günümüz için nasıl bir şans?

-Bu zor bir soru ama dürüstçe yanıtlamaya çalışacağım. Ben üye olduğum dönemlerde iyi yazarlar ve iyi hikayeler vardı. Kendi kendime bunu yapabilecek misin diye sormuştum. Yazarlık hayatım Wattpad ile başlamadı, ilk kitabım çıktığında bir avuç okuyucum ve dostlarım dışında kimse beni tanımıyordu ama Wattpad sayesinde dört yıl önce yazdığım kitabım Güneş binlerce insana ulaştı. Bu çok önemli bir şey. Bir yazar okunmak ister. Ben çalıştığım yayınevimle kalemim sayesinde anlaştım. Ama bazı büyük yayınevlerini genç kalemlere yazar olma şansını Wattpad sayesinde verdiklerini görüyor ve mutlu oluyorum. Elbette bu konunun siyah ve beyaz tarafları çok fazla. Zor bir konu.

Evet fazla derine inmemek gerek bu konuda. İlk kitabınız Güneş'in kitap olacağına karar verdiğinizde ve elinizde ilk tuttuğunuz an neler hissettiniz? Ben her zaman ilk kitap sevincini merak etmişimdir :)

-Kitap olmasına karar verdiğim gün içim kıpır kıpır olmuştu. Evet Merve, demiştim, öldüğünde ardında bir iz bırakacaksın. Hayatına bir anlam katmış olacaksın. Aylarca bu sarhoşlukla gezdim. Ama onu aldığımda ; Anne olmadım hiç bilmiyorum ama kendi bebeğimi kucağıma alıyor gibi hissettim. Yayınevinden çıktım Kadıköy'den dolmuşa bindim ve Bostancı'ya gidene kadar kapağını bile açmadan sadece ona baktım. Yanımda oturan kişi sorunlarım olduğunu düşünmüş olabilir. :D

Çok tatlı ve güzel bir heyecan. Birazda yazarken zorlandığınız zaman neler yaptığınızı merak ediyorum azıcık bahsedebilir misiniz?


-Benim için yazmanın en zor kısmı başlarken oluyor. Bariz sahne korkusu yaşıyorum. Kalp atışlarım hızlanıyor, terliyorum ve oyalanacak şeyler buluyorum. Boş Word sayfasına ilk cümleyi yazdıktan sonra akıyor zaten. Ama bazen tıkandığımda -ki bu genelde günlük hayatımda yaşadığım streslerden kaynaklı oluyor- güzel bir müzik açıp uzanıyor ve gözlerimi kapatıyorum. İyi geliyor.

Okumayanlar için Güneş ve Yalnızlık Cesaret İster kitaplarınızı kısaca anlatabilir misiniz?

-Güneş.. O aslında bir fan fiction sitesinde başlamıştı. O dönemler çok şiddetli esen bir Twilight fırtınası vardı. Bizlerde bir fan sitesinde yazıyorduk. Basit bir şaka sonucu ortaya çıkan vampir Güneşim bir anda dostum oldu. Fantastik bir dünyanın kapılarını araladığımı sanırken Güneş müthiş bir gerçeklikle hayatıma ışık oldu. O insan olmayı deli gibi arzulayan bir vampirdi. Bu arada ben hala Twilight esintilerini görüyorum. Edward Cullen en çok okunan hikayelerin esin kaynağı bence. Şimdi diyecekler ki Christian Grey var ama. Unutmayalım, o da Twilight fan fictionı olan bir hikayeydi.
Yalnızlık Cesaret İster ise karşılıksız bir aşkın pencesinde umutsuzca Arel'i isteyen ama duygularına karşılık bulamayan sıradan biriydi. Arel ise sert görünen ama kırılgan bir adamdı. Bir gün kendilerini ıssız bir adaya terk edilmişken buldular.

İlk kitabınız Güneş'i şuan ki yayınevinizden tekrar yayınlamayı düşünüyor musunuz? ( Ablamın özel sorusu :) )

-Evet ama tarih belli değil henüz. Kendisine selamlar :)

Okumak ve yazmak sizin ne ifade ediyor?


-Ben amatör bir gök bilimciyim. Uzay hakkında, yıldızların, galaksilerin dahası evrenin ötesinde neler olabileceği hakkında saatlerce konuşabilir ve dinleyebilirim.Başımı kaldırdığımda gördüğüm evren dışında birde ruhani bir evrenim var. Okumak o evrenin en uzak köşelerine yolculuk etmek, yeni dünyalar keşfetmek gibi benim için. Her kitap farklı bir yolculuk gibi. Bazen kitaplığıma bakıyorum ve dünya hatta evren burada her birinin içinde diyorum.
Yazmak ise; ihtiyaç, ayakta durmak, hayatta kalmak için gerekli bir şey. Her şeye rağmen beni kendi içimdeki uçurumlara yuvarlanmaktan alıkoyan tutunduğum bir dal. Kısaca yazmak benim için yaşamayı ifade ediyor.


KISA KISA


En son okuduğunuz kitap?
-Dosdoyevski'nin Yer Altından Notlar adlı eserini okudum.

En son hangi filmi izlediniz?
-Dün akşam Still Alice adlı filmi izledim çok güzeldi.

En sevdiğiniz şarkı ve şarkıcı?
-Within Temptation - Utopia hayatımın şarkısı ve Within Temptation en sevdiğim müzik grubu.

En sevdiğiniz yazar ve kitabı?
-Ahmet Hamdi Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü 

Hayatta tahamül edemeyeceğiniz şey?

-Kötülük.

Asla yapmam dediğiniz şey?
-Bir canlıya kasıtlı olarak zarar vermek.

Sorularım bu kadar umarım keyif almışsınızdır. Ben büyük bir keyif aldım. Kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Son olarak okurlarınıza bir şey söylemek ister misiniz?

- Ben de çok keyif aldım.Okurlarım benim için çok değerliler. O tutunduğum dalın yaprakları gibiler. Her birini çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Size de bana kendimi ifade etme fırsatı sunduğunuz için çok teşekkür ederim.

Yazarın İletişim Adresleri :
Facebook : https://www.facebook.com/allaboutmervedeniz
Wattpad : https://www.wattpad.com/user/Merve-Deniz
İnstagram : https://instagram.com/merve_adeniz/

7 Temmuz 2015 Salı

Eylül Sancaktar Röportaj

Her daim klasik olan soru ile başlayalım. Eylül Sancaklar kimdir, günlük hayatında neler yapar?

- 33 yaşında, evli, bir çocuk annesi, yazan kendi halinde bir kadın. Çalışma tempomdan fırsat bulduğum zamanlarda bol bol okurum. Sinema, müzik, dans en sevdiklerim arasındadır. Hafta sonları gezmeyi, doğayla iç içe olmayı severim.Belkide kendimi en huzurlu hissettiğim yerlerin başında mavi ve yeşilin iç içe olduğu mekanlar gelir.

Peki ne zamandan beri yazıyorsun, nasıl karar verdin yazmaya?

- Şubat 2014'de yazmaya başladım. Zihnimde birtakım sahneler dönüp duruyordu ve bunları yazıya dökmek istedim.Yapabileceğimden emin değildim ama en azından deneyebilirim diye düşündüm.Sonrasında yazmaktan büyük bir keyif aldığımı fark ettim. Yazdıkça deşarj olduğumu, yazmanın bana iyi geldiğini keşfettim. Ondan sonra da zaten durdurabilene aşk olsun. Şimdi yazmadığım zamanlarda kendimi sıkıntılı ve rahatsız hissediyorum.

 Kurgularını ve karakterler özelliklerini neye göre seçiyorsun?

-Seçmeme fırsat olmadan, tıpkı vahiy iner gibi kafama üşüşüyorlar. Olaylar, sahneler zihnime doluşuyor. Fakat yan karakterleri belirlerken ciddi anlamda oturup düşünüyorum. Mantıksal bir temele oturtmaya çalışıyorum. Fakat şöyle de bir şey var ki (Eros'un Okları'nda çokça yaşadığım bir şey), bazen bölümleri yazdıkça kendiliğinde bazı karakterler beliriyor. Mesela Eros'un Okları'nda Metin, Soner karakterleri en başta belirlediğim karakterler değillerdi. Sonradan gidişata uygun olarak kendiliğinden ortaya çıktılar. Kısaca bazen siz tasarlamasanız da, hikaye kendi yolunu çiziyor. :)

Sence yazdıklarının bu kadar sevilmesinin sebebi ne?

-Okurların bana verdiği dönütleri temel alacak olursam, ilk olarak akıcı bir dil kullanıyor olmam. Bunu dışında karakterlerin duygu durumlarının okura çok iyi yansıması, okurun hikayenin içine girip, tüm olayları karakterlerle beraber yaşaması, hissetmesi, kendilerini karakterlerin yerine kolaylıkla koyabilmeleri. Aşkın tüm şiddeti ve yoğunluğuyla okur tarafından hissedilebilmesi.


Birazda Eros'un Okları'ndan bahsedelim. Nasıl ortaya çıktı biraz bahsedebilir misin?
Yazarken en çok neyden ilham aldın?

-Aşkın Dayanılmaz Çekiciliği'nin bitmesine yakın Eros'un Okları'nın kurgusu kafamda dolaşıyordu. Aşkın Dayanılmaz Çekiciliği sonlandıktan sonra oturup ciddi anlamda Eros'un Okları için çalışma yaptım. Özellikle yan karakterlerin fiziksel ve karakteristik özelliklerine karar vermek zamanımı aldı. İlk bölümü yazdıktan sonra belki 15-20 defa okuyup düzenlemeler yaptım, temel noktaları iyice oturtmaya çalıştım. Sonrası da çorap söküğü gibi geldi zaten. Eros'un Okları'nı yazarken beni yazmaya odaklayan en önemli unsur müzikti. Sevdiğim şarkıların büyük bir katkısı olduğunu söyleyebilirim.:)

Aşkın Dayanılmaz Çekiciliği de demişken gruptan Aysel Subaşı'nın bir sorusu var. Aşkın Dayanılmaz Çekiciliği kitap olacak mı?

-Evet onunda kitap olması planlar dahilinde ama zamanı tam olarak belli değil.

Bir de Dilek Töngel'in Eros'un Okları 2 ile ilgili bir sorusu var. Eros'un Okları 2 Wattpad'de yayınlanacak mı yoksa raflarda  mı okuyacağız?

-Eros'un Okları'nın ikinci kitabına da Wattpad de başlamayı düşünüyorum şuan için.

İkinci kitabı yazmaya başladın mı, yoksa biraz dinlenip öyle mi yazmayı düşünüyorsun?

-Henüz başlamadım ve bir müddet başlamadı düşünmüyorum.Şuan kendimi tamamen okumaya vermiş durumdayım. Okuma, araştırma, öğrenme ve kafayı boşaltma çabalarındayım. Sonrasında umarım güzel bir şeyler ortaya koyabilirim.

Okumak demişken hangi tarz kitaplar okuyorsun ? Hangi yazarları okumayı tercih ediyorsun? Kitap alırken dikkat ettiğin noktalar neler?

-Aslında en sevdiklerim macera, gerilim, korku, distopya ve felsefe kitapları. Bunun yanı sıra tiyatro metinleri okumayı seviyorum. Stephen King, Christopher Grange, Dan Brown, George Orwell, Shakespare, Moliere, Brecht, Engels, Ayşe Kulin, Sabahattin Ali ve daha niceleri. O kadar çok var ki, saymakla bitmez. Kitap alırken özellikle bu saydığım kategorilerde olmasına dikkat ediyorum.

Uzun olan son sorum bundan sonra ENLER bölümüne geçiyoruz. Kitap okumak ve yazmak senin için ne ifade ediyor?

-Kitap okumak bambaşka hayatların içinde kaybolmak, empati kurmak, insanın zihninde yepyeni kapıların açılması demek benim için. Özellikle var olan düşünce sistemime yepyeni fikirlerin eklenmesi, olaylara farklı gözlüklerle bakabilmeyi öğrenmek bana inanılmaz keyif veren bir süreç.Yazmak ise okumaktan çok daha zorlu bir süreç belki de. Kelimelerle, cümelelerle okurun ruhuna dokunabilmek bambaşka bir çaba gerektiriyor. Yazmak benim için aynı zamanda bir nevi deşarj olma şekli. O yüzden çoğunlukla bilgisayarın önünde kendimi kaybediyorum ve kendi benliğimden sıyrılıp çılgınca bir yazma sürecine giriyorum. Yazarken büyük bir keyif aldığım için, bu memnuniyetim okurlarıma da geçiyor belki.





ENLER

En son okuduğun kitap?
-En son Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu okudum. Şuanda Ahmet Altan, Ölmek Kolaydır Sevmekten kitabını okuyorum.
En son izlediğin film?
-Biraz eskidir ama Grease.
En sevdiğin şarkıcı ve şarkı?
-Aslında o kadar çok ki. Ama şöyle söyleyeyim beni derinden etkileyen Pink Floyd  - Comfortably Numb'dır. Ama tabi daha sayabileceğim niceleri var.
En sevdiğin kitap ve film?
-Onlar da çok ama ikisine de birer tane söyleyeyim. Anthony  Burgess - Otomotik Portakal ve film olarak da V For Vendetta

Son olarak röportajı kabul ettiğin için teşekkür ederim. Umarım keyif almışsındır.
-Rica ederim, asıl ben teşekkür ederim. Çok keyif aldım :)

Facebooktaki Kitap Sayfaları adlı sayfamızda Eros'un Okları kitabının imzalı çekilişine katılabilirsiniz :) Son Katılım : 11.07.2015
Link: https://www.facebook.com/kitapsayfalari1/photos/a.295777007290542.1073741861.160056270862617/381504302051145/?type=1&theater







Yazarın İletişim Adresleri :

Facebook : https://www.facebook.com/pages/Eylül-Sancaktar/1430524887272200?fref=ts
Wattpad : http://www.wattpad.com/user/beasloove
İnstagram : https://instagram.com/beaslooove/
Eros'un Okları Facebook Grubu : https://www.facebook.com/groups/erosunoklari/
Eros'un Okları İnstagram : https://instagram.com/eo_group/

Eros'un Okları Kitabını Satın Alabileceğiniz Siteler :
D&R ( %24 indirimli )  : http://www.dr.com.tr/Kitap/Erosun-Oklari/Eylul-Sancaktar/Edebiyat/Roman/Romantik/urunno=0000000648700?gclid=CjwKEAjw8e2sBRCYte6U3suRjFESJAB4gn_g2m4OjnwxIrjCRjxrHwhB3BqqsDjwWbjs_BnZQL3OfhoCNPTw_wcB
Okuoku ( %32 indirimli )  : http://www.okuoku.com/kitap/eros-un-oklari-eylul-sancaktar-276844.html
Kitap Sihirbazı (%26 indirimli) : http://www.kitapsihirbazi.com/kitap/eros-un-oklari-p596162.html

5 Temmuz 2015 Pazar

Süper Dadı - Betül Güçlü | Kitap Yorumu

Aşıksanız;
Dağları delebilirsiniz, "Ferhat" derler
Çölleri aşabilirsiniz, "Mecnun" derler
Canınıza kıyabilirisiniz, "Romeo" derler
Ya iki küçük sevimli canavarların tüm sorumluluğunu alıp,kalplerini çalar ve oradan sevdiğiniz kadına ulaşmayı başarırsanız?
İşte o zaman "SÜPER DADI" derler.




Herkese merhaba! Bugün tatlış mı tatlış bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Epeydir kitap okuyamıyordum, bana asırlar gibi gelen bu sürenin ardından arka arkaya şahane iki kitap bitirdim. İlk önce Fatih Murat Arsal'ın Ismarlama Bebek kitabını bitirdim. Fakat yorumunu bir türlü kafamda toparlayıp yazamadığım için Süper Dadı'yı okumaya karar verdim. 

İlk olarak kitabın tasarımına yorum yapmak istiyorum. Kargo gelir gelmez epey mutlu bir surat ifadesiyle kitabı elime alıp inceledim ve arka kapak yazısına da  ba-yıl-dım! Normalde turuncu rengini çok seven bir insan değilim fakat kapaktaki turuncu öyle güzel ki albenisi sizi kendine çekiyor. Ciltli olması ayrı bir güzellik. Bu aralar ciltli kitaplara daha bir ilgi duyar oldum. Neyse, ayracı o kadar şirin ki ben ilk yayınevi sayfasında gördüğümde bayılmıştım. Birde bu dış tasarımın dışında harika bir iç tasarımı var. Şahane çizimler yer alıyor içinde. 


Süper Dadı'yı daha önce Wattpad'de okumadım fakat Müptela Yayınları sayfasında görünce epey bir meraklanarak "Ben bu kitabı okumalıyım!" dedim. Bu aralar Müptela Yayınları şahane kitaplar çıkarıyor ve hepsini görüp almalıyım deyip listeye ekliyorum. Neyse bu ayrıntıları geçip yorumuma geleyim. 


Efran sevdiği kadına ulaşmak için bir plan yapıyor ve bu planı sonucunda Süper Dadı oluyor. Başta ikizlerle ilgilenme konusunda biraz tedirgin olsa da sevdiği kadın için bunu yapabileceğini biliyor. Sare ve Barel birbirine her ne kadar zıt olsalar da Efran zamanla bu iki küçük canavarın sevgisini kazanıyor ve o da onlara büyük bir sevgi bağıyla bağlanıyor. Efran'ın Beril'e olan bu mükemmel aşkını okurken keyif alacak ve vaktinizin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Ben okurken yüzümde kocaman bir tebessümle okudum. Kitapta hiçbir abartı ve saçma bir yer yoktu. Her şey o kadar dozundaydı ki bitirdiğimde içimde tatminlik duygusu hakimdi. Üzgün değildim şöyle olmasaydı dediğim hiçbir sahne yoktu. Okuduğuma pişman olmadığım, iyi ki okumuşum dediğim kitapların arasında yer alan bir kitap oldu. Okumadıysanız kesinlikle okumalısınız.!



Kitaba Oyum : 5/5 ❤❤❤❤❤