21 Haziran 2015 Pazar

Mürşide Toslak Röportaj

Klasik soru ile başlayalım. Mürşide Toslak kimdir, günlük hayatında neler yapar biraz bahsedebilir misin?

-Kendimi anlatmayı hiç beceremem. Kısaca söylemem gerekirse hayal kurmayı seven, bir sürü tuhaf hobisi olan biriyim. Bilgisayar mühendisiyim. Bir de içine kapanık biriyimdir.

Peki nasıl oldu da yazmaya karar verdin? İçindekileri dışarı aktarmaktır yazmak. Bence büyük cesaret gerektiriyor, hele ki içime kapanığım diyorsun. Senin için zor oldu mu?

-Zor olmadı. Mesela Yasak Cennet'teki Aden benim karakterime çok yakın aslında, kendi hayatımdan da pek çok gözlemi Yasak Cennet'e aktardım.İçine kapanıklık bir anda kelimelerle patladı. Küçüklüğümden beri yazmayı severim, bir şeyler karalar dururdum, artık bir roman yazmaya karar verdiğimde işte bunu yapacağım dedim. Bir kurgu oluşturmak hoşuma gidiyor, özellikle de fantastik alanında yazmak beni büyülüyor. çünkü gerçek hayatta yaşayamayacağım şeyleri oraya aktarıyorum ve fantastiğin de bir sınırı yok. O dünyanın efendisi sensin.

Fantastik tarz bana göre yazılması zor bir tür. Yasak Cennet'i yazarken zorlandın mı? Bu arada Aden'i okurken bende sana benzetmiştim. Sanırım doğru tahminmiş. 

-Hayır zorlanmadım.Yasak Cennet'in kurgusunu zihnimde iki senedir oluşturuyordum ama yazmam biraz zaman aldı ve kafamı toplamam gerekti. Aden'e gelince evet, Aden bana .çok benziyor, yani benim düşüncelerim ve karakterim. Bir nevi fantastik dünyadaki ben diyebilirim.

Peki, biraz daha karakterlerle ilgili sorulara girelim. Aden ve Liam ikilisinin aşkı çok farklı geldi bana. İkinci kitapta Liam'ın neden böyle tuhaf davrandığını öğrenebilecek miyiz?

-İkinci kitapta pek çok açıklığa kavuşuyor, daha karanlık ve aşk dolu bir kitap bizi bekliyor. Şu zamana kadar en çok sorulmasını istediğim soru bana sorulmadı ve bunun sorulmasından memnunum. Birinci kitapta satır aralarında çok şey gizli ve evet elbette ikinci kitapta Liam'ın karanlık geçmişi damgasını vuracak.

O zaman ikinci kitap bizi birinciden daha fazla etkileyecek diyebilir miyizz?

Evet, Aden birinci kitapta çok fazla acı çekti. Artık böyle olmasını istemiyorum ve karanlık derken sırları, yalanları ve tutkuları kastetmiştim. İkinci kitabı şuan yazıyorum ve bazen ben bile dehşete düşünüyorum.


Aden, Liam'a aşık fakat Melioth'a olan bağı da var. Bu üçlü bağ ikinci kitapta açıklığa kavuşacak mı? Yeni şeyler görecek miyiz? 

-Kesinlikle göreceksiniz ama öncelikle Gözcülerin bağlanma konusuna açıklık getireyim ; birbirine bağlanan iki gözcü ayrı kalamazlar ve yaşayamazlar.Aden ve Melioth ayrı kalamazlar baştan beri bunu söyledim. Ama Aden, Liam'a aşık.Bu üçlü hastalıklı ilişkide ikinci kitapta çok şey yaşanacak. Ve artık bir seçim göreceğiz. Çünkü Melioth, Aden ve Liam bir arada kalamazlar.

Biraz da kitaplardan konuşalım. Sen kitap alırken nelere dikkat ediyorsun ?

-Ben J. K. Rowling hayranı ve bir  Potterhead'im. Onun dışında kitap alırken fantastikler özellikle ilgim var ve Stephen King. Genelde sevdiğim kitapları defalarca okurum ve Jane Eyre gibi klasikleri de çok severim. Ama genelde fantastik okurum. En sevdiğim kitaplar ilk üç listemi yaparsam, Harry Potter serisi, Çalıkuşu ve Alacakaranlık serisi. Bir de dinler tarihi ve eski mısır tarihiyle çok ilgiliyim. Şu aralar dinsel kitaplar okuyorum.

Kitap okumak ve yazmak senin için ne ifade ediyor?

-Kitap okumak başkasının hayatına dalmak kadar gizemli.Bir yazarın düşüncelerini zihninden görmek gibi büyüleyici. Yazmakta sıradanlığı sıradışılığa yüceltmek, yazmakta aynı şekilde.

Peki ilk olarak Wattpad' de yazmaya başladın değil mi? Yazdıklarının kitaplaştırılması nasıl bir duygu ve Yasak Cennet'i eline ilk aldığında ne hissettin?

-Evet, Wattpad'i biraz geç keşfettim. Normalde kitap bitmeden okunmasını çok fazla sevmeyen bir insandım ama Wattpad'deki okuyucularım bana çok destek oldu ve iki ayda Yasak Cennet çığ gibi büyüdü. Yasak Cennet'i elime aldığımda sadece o şok duygusunu hissettim. Ama kitap yazmak uzun süredir hayalini kurduğum bir şeydi. Bir gün gerçekleşeceğini biliyordum. Ama sevinçten ağlamadım, sadece büyük bir mutluluk ve şok duygusu oldu bende.

Yazamaya yeni başlayanlar için neler önerirsin ? 

-Ben tavsiyelerden ve tavsiye vermekten de nefret ederim ama şunu söyleyebilirim ki ; sadece kendiniz olun ve birisi size kötü yazdığınızı söylerse eğer asla vazgeçmeyin, onlara canın cehenneme deyin ve devam edin. Sürekli deneyin, deneyin ve deneyin. Artık yayınevleri Türk yazarlara çok sıcak bakıyorlar. Bu Wattpad sayesinde oldu bence. Eskiden bu durum böyle değildi.İki yıl öncesine kadar, bir Türk yazarın fantastik bir kitabı kabul ettirmesi çok zordu.

Kesinlikle, Wattpad her açıdan çok büyük şans oldu. 

-Artık gençlerin önü açıldı. Eskiden yazar dediğimizde gözlüklü yaşlı kimseler akla gelirdi. Şimdi yaşı yirmilere bile ulaşmamış pek çok yazar adayı var. Bence bu harika bir şey bu duruma çok seviniyorum. Bence Türkiye'de okuma oranı çok iyi bir yöne doğru gidiyor.

Evet, hemde para verip almayanlar ve alamayanlar için şahane bir platform.

-Umarım bu Wattpad çılgınlığı devam eder o zaman diyorum.

Son olarak röportajı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. İkinci kitabı merakla bekliyorum. Umarım o da şahane bir başarı gösterir. 

-Çok teşekkür ederim, çok keyifli bir röportajdı Goncacığım. Yeniden görüşmek üzere.

Yazarın iletişim adresleri :

Facebook : https://www.facebook.com/wattpadyasakcennet
https://www.facebook.com/murside.toslak
Wattpad : http://www.wattpad.com/user/MursideToslak
Twitter : https://twitter.com/mursidetoslak
İnstagram : https://instagram.com/mursidetoslak/
İnternet sitesi : http://www.yasakcennet.com/




9 Haziran 2015 Salı

Amy Engel - Kurucunun Kızı Kitap Yorumu


Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer’lar ve Westfall’lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.
Bu yıl benim sıram gelmişti.
Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan’ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak.
Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim.
Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… 



Kurucunun Kızı kitabını çok merak ediyordum okumadan önce fakat fazla yorum ve reklam yapılması benim biraz tedirginlikle başlamama neden oldu. Okuduğum yorumlarda çok iyi bir kitap olduğunu gördüm ama genelde  iyi yorumlar yapılan kitapları okuduğumda hayal kırıklığına uğruyorum ve bu kitaba başlarken de acaba öyle olur mu diye düşünmeden edemedim. Ama okuduğum ilk bölümde bile okumaya değer kitap olduğunu anladım. Kitap bir günde hatta iki saatte kolaylıkla bitirilebilecek bir kitap. Yavaş yavaş içeriğine girmek istiyorum. Yorumumda spoilerlar var lütfen ona göre devam edin. Savaştan sonra ülkedeki insanlar ikiye bölünmüş durumdalar ve nüfusun artması için ayarlamalı evlilikler yapılıyor ve bu ayarlamalarda Ivy ve Bishop Kurcunun Kızı ve Başkanın Oğlu sıfatı ile evlendiriliyorlar. Tabiki bu evlilik yıllar öncesinden Ivy'nin ablası ve Bishop olarak düşünülüyor fakat Bishop'ın isteğiyle Ivy olarak değiştiriliyor.Bu ayarlanmalı evlilik ilkesi ile birçok kişi evleniyor fakat diğer Ivy ve Bishop 'ın evlilikleri diğerlerine göre biraz daha farklı bir evlilik ve farklı sonuçlar doğuracak Ivy'nin ailesi tarafından. Bu evlilikle birlikte Westfall ailesi yönetime geçmek için çeşitli planlar yapıyor ve Ivy'nin Bishop'ı öldürmesi görevi veriliyor. Ayarlamalı evlilikler dışında suç işleyen kişiler çitin dışına atlıyor. Savaş sonrasında Dünya'da epey değişiklikler olduğu için yaşadıkları ortamı çit ile çeviriyorlar ve kimse çitin dışında ne olduğunu bilmiyor. Ve çitin dışına atılan hiç kimse sağ kurtulamıyor. Ivy ve ailesi bu ilkeleri ve ülke yönetimini değiştirmek için planlarını uygulamaya başlıyorlar. Fakat Ivy'nin hesaba katmadığı bazı şeyler oluyor Ivy Bishop'ı babası gibi biri beklerken tam tersi bir kişiliğe sahip olduğunu görüyor ve zamanla ona aşık oluyor.  Babasının istediği birkaç görevi yapıyor ve en sonunda babası ve ablası Bishop'ı öldürmesinin zamanı geldiğini söylüyor ve bir zehir veriyor.Ivy defalarca düşünüyor ve en sonunda bu zehirle kendini öldürmesi gerektiğini Bishop'a zarar vermeyeceği kararını alıyor ve zehri saklıyor. Daha sonra Başkan Lattimer'a bir ihbar gidiyor ve arama sonucu zehir bulunuyor ve Ivy ailesini yakmamak için suçu üstlenerek çitin dışına yollanıyor ve kitap burada bitiyor. Ama sonunda epeyce sinir olduğum noktalara değinmek istiyorum. Babası kızına sen seçimini yaptın diyor ve çitin dışına atılmasına hiç sesini çıkarmıyor. İntikam ve güç uğruna her şeyi hiçe saymak bu olsa gerek. Kitap seri olduğundan sonu çok yarım bitiyor ki beni bitirdiğimde epey eksik hissettim kendimi ve direk yayın evinin sitesine girerek ikinci kitap çevirisi var mı diye baktım ama şimdilik yok sanırım bir şey bulamadım.Neyse son olarak bitişi dışında kitap bütünüyle iyiydi ki bitişinin de böyle olması ikinci kitabının okunması için gerekli bitiş noktasıydı fakat insan bitirince bir kalıyor ki ben olamaz burada bitemez demiştim.Tavsiye edeceğim bir kitaptı okuduğunuzda pişman olmazsınız hele ki distopya seviyorsanız.

Oyum : 5/4 ❤❤❤❤

Kitapla ilgili alıntıları facebook sayfamda bulabilirsiniz ve kitabı satın alabileceğiniz yerler :

D&R : http://www.dr.com.tr/Kitap/Kurucunun-Kizi/Amy-Engel/Edebiyat/Roman/Fantastik/urunno=0000000644659
Kitap Sihirbazı : http://www.kitapsihirbazi.com/kitap/kurucunun-kizi-p593657.html
Oku Oku : http://www.okuoku.com/kitap/kurucunun-kizi-amy-engel-274280.html
Kitap Yurdu : http://www.kitapyurdu.com/kitap/kurucunun-kizi/367097.html&filter_name=kurucunun%20kızı

4 Haziran 2015 Perşembe

Merve Akıncı - Senli | Kitap Yorumu

                                                "Sen yoksun ama her yer Senli.."

Uzun zamandır yorum yazmıyordum bunu Senli ile bozmak istedim. Senli’yi az önce bitirdim ve sıcağı sıcağına yorum yazmak istedim. Aslında nereden başlayacağımı bilmiyorum. Senli’yi daha Wattpad’de okumaya başlamıştım. Kitap olacağını öğrendiğimde epeyce sevinmiştim ki merakla yolunu gözler olmuştum. Şimdi diyeceksiniz çıkalı epey oldu ancak mı aldın. Sipariş edeli epey oldu fakat bana ulaşması biraz gecikti. Neyse önce kitabın tasarımından bahsetmek istiyorum. Kapağı çok albenili ki özellikle “Senli” yazısının güzelliğine vuruldum diyebilirim. Hele iç tasarım polaroid resimler o kadar incelikle düşünülmüş ki ayracı da öyle ki benim şansızlığım siparişimden ayraç çıkmadı ve çıkmadığını görünce epeyce üzüldüm. Kitabın içeriğine gelirsem içim şuan çok buruk ve üzgünüm. Genelde yorumlarda ‘çok ağladım’ yazanları okumuştum ve bende ağlayacak mıyım diye düşündüm ki ben sonuyla ilgili ağır bir spoilera maruz kaldığım için ağlayamadım ki boğazım düğüm düğüm oldu. Merve Akıncı’ya ve kalemine bir kez daha hayran kaldım. Şahane bir kitap olmuş. Bölüm başlarındaki sözler o kadar uyumlu ve güzel ki hani oku beni oku beni yoksa olmaz diyor resmen. Biraz düşüncelerimi yazayım ama sonuna değinip bu yorumu okuyup spoiler yüzünden benim durumuma düşmemenizi istediğimden sonuna değinmeyi pek düşünmüyorum. Ben genelde okurken Karan’ın değişimi üzerine bolca kafamda sorularla ona dengesiz bir tip yakıştırmasını yaptım. Ama en çok  Bahar karakterine kızdım o olanlarla o kadar imkansız geliyordu ki yaptıkları, Karan’a katlanması, karşılıksız sevmesi, Karan’ın onca yaptığı şeye rağmen yanında bulunup gitmemesi. Açık bir şekilde ben ona ‘gurursuz musun kızım ya? Nasıl dayanıyorsun?’ dedim. Sonunu okuyunca bunun gurur veya başka bir şeyle ilgili olmadığını anladım. Son olarak sonunu okuduğunuzda çok şaşıracağınızı ve kitapta çizilmedik yer bırakmadığımı çok güzel alıntılar olduğunu söyleyebilirim. Kitabı bugün okulda okumaya başladığımdan benimle birlikte yakın arkadaşlarımda okudu sürekli onları dürtüp çizdiğim yerleri gösterdiğimde en son bir arkadaşım ‘ver şu sözleri yazacağım’ değip kitabı elimden aldı. Demem o ki okuduğunuzda Bahar’ın takıntısı dışında kızacağınız ve bence beğenmeyeceğiniz bir şey yok. Okuduğunuzda pişman olmayacağınız bir kitap. Merve Akıncı’nın kalemine ve yüreğinden dökülenlere sağlık.

Kitaba oyum : 5/5 ❤❤❤❤❤

Kitaptan alıntıları facebook sayfamda bulabilirsiniz: https://www.facebook.com/goncaninkitapligi

Senli kitabını sipariş edebileceğiniz adresler :