17 Ekim 2015 Cumartesi

Berrin Karapınar- Röportaj


İlk olarak Berrin Karapınar kimdir, günlük hayatında neler yapar?

-Berrin Karapınar kendi halinde bir ev hanımıdır, eştir, iki yetişkin çocuk annesidir. Çocuklarını yuvadan uçurduktan sonra ikinci baharını yaşamaya başlamış kendini yazmaya adamıştır. Yuvadaki boşluğu yazdığı karakterlerle doldurmuş, değişik hayatlarla teselli bulmuş ve bulmaya devam ediyor. 

Kitabın yeni çıktı ve diğer romantik kitaplara oranla daha farklı bir konusu var. Bu kurgu nereden aklına geldi?

-Hiç bilmiyorum, birden aklıma gelen kurguyu yazıya döktüm ve bu hikaye oluştu. 

Peki bu kadar okuyucun olup, hikayenin kitap haline geleceğini hiç düşünmüş müydün?


-Her hikaye yazarı bir gün yazdıklarının kitap olması hayalini kurar, bende kurdum ama sadece hayaldi. :) Teklif gelince çok şaşırdım, sevindim ve mutlu oldum. :)

Kitabın çıktığında çevren bunu nasıl karşıladı, hayatında neler değişti?

-Şöyle anlatayım hikaye yazma aşkı başladığında tabi biraz her şeyi boşladım. Devamlı yazıyordum. Kelimeler beynimden fırlayacak gibi olduğu için yazmalıydım. Baştan biraz tepki aldım ama vazgeçmedim. Çocuklarım tarafından desteklendim ama hikayem kitaplaşınca herkes tarafından tebrik edilmeye başlandım. Emeğim karşılık bulmuştu. 

Firuze ve Cihan'ın aşkından bahsedelim. Çok ilginç bir aşkları var. Bu ikiliyi yazarken nelerden ilham aldın?

-Bilgisayar başına geçip wordu açıyorum sonra nasıl olduğunu bilmeden konu aklımda belirir ve yazmaya başlarım. Konu konuyu doğurur. Hikaye kendini yazmaya başlar. Geri döner hikayeyi baştan okurum. Bazen bunu ben mi yazdığım dediğim anlar bile oluyor. Birçok kişiye bu hissimi anlatmaya çalıştım ne kadar anlatabildim bilmiyorum. Benim için şundan veya bundan ilham almak gibi bir durum yok.




Peki bu yazma durumu ne zaman başladı? Ne zaman ve nasıl yazmaya başladın ? 

-Normalde hiç Türk dizisi izleyen biri değilim fakat bir gün TV'de Adını Feriha Koydum dizisine rastladım ve hoşuma gitti, izlemeye başladım. Tabi dizi sonra rezalet bir şekilde bitti . Fakat izlediğim dönemlerde bir fan sitesine kayıt oldum.Daha sonra fan sayfalarında bu çift üzerine hikayeler yazıldığını gördüm. Bir de ben deneyeyim dedim ve yazmaya başladım. Ceylin Cennetin Kapısı hikayemi de o dizi için yazmıştım. Dizinin sonunun o şekilde olmasını hayal ederek yazmıştım demek daha doğru olur sanırım. Sonra bu hikayemi birkaç arkadaşıma gönderdim ve beğenildi. Arkadaşlarımdan biri FOREVER adlı bir hikaye sayfası açtı ve bana senin de hikayelerini yayınlayalım dedi. İlk başlarda başka isimle yayınladım hikayelerimi. Okuyuculardan çok güzel tepkiler aldım ve başlayış o başlayış :) Tarih vermem gerekirse 2011 senesinden beri yazıyorum. 

Anladığım kadarıyla yazdığın kadar da okuyorsun. Senin takip ettiğin yazarlar kimler?

-Takıntılı olduğum yazarlar yoktur. Konusu psikoloji olmayan her türlü kitabı okurum. Yeter ki beni sarsın ve içine çeksin. Okuma yelpazem çok geniştir.

Yazmak ve okumak senin için ne ifade ediyor?

-İkisi de muhteşem duygular. Okurken kurgu hoşuma gitmişse kitabın içine girer karakterlerle beraber yaşarım.  Yazmak bunun tam tersi karakterlere ben can veriyorum :)

Tekrar kitabına dönelim. Beni Özle Olur mu? seri bildiğim kadarıyla. Peki serinin devam kitaplarını okuyabilecek miyiz?

-Hahaha işte bu soruyu bana değil Müptela Yayınları'na sormalısın :) Senin aracılığınla Müptela Yayınları'na bir kez daha teşekkür ederim hayalimi gerçekleştirdiler. 

O zaman buradan Müptela Yayınlarına sesleniyorum. Sevgili Müptela Yayınları serinin diğer kitaplarını da okumak isteriz. :) 

Ve son uzun soru olarak, okumayanlar için kitabını nasıl anlatırsın ?

Değişik ve ilginç okuyunca pişman olamayacakları bir kurgu. Ben kitabımı övemem o takdir okuyucularındır :) Ama şuana kadar okuyan herkesten çok güzel tepkiler aldım. Firuze ve Cihan aşkını çok sevdiklerini söylediler :)





Şimdi bu şarkı ne alaka diyenleri duyar gibiyim. Normalde yoruma koyacaktım fakat unutmuşum. Kitabın baş karakterinin adı Firuze olunca ve kitabın içinde bu şarkı geçince tabi dile takılmaması biraz olanaksız kalıyor. Röportajımız bitmedi daha aşağıda kısa kısa bölümü var ;) 

KISA KISA 

En son okuduğun kitap?
-Kafes
En son izlediğin film?
-Grinin Elli Tonu
Keşke ben yazsaydım dediğin kitap?
-Maddi olarak Grinin Elli Tonu, manevi olarak Bronz Atlı
Asla tahammül edemeyeceğin şey?
-Yalan ve riyakarlık
Asla yapmam dediğin şey?
-Yalan söylemem
Keşke değiştirebilseydim dediğin şey?
-Savaş olmaması için insanların düşüncelerini değiştirmek ve yerine hoşgörü ve sevgi yerleştirmek isterdim.


Bütün sorularım bu kadardı. Değerli zamanını ayırıp sorularımı yanıtladığın için çok teşekkür ederim. :) Son olarak okurlarına söylemek istediğin bir şey var mı?
-İlk olarak bu güzel röportaj için sana çok teşekkür ederim. İlkler her zaman özeldir, sen de benim için özel kalacaksın. Okurlarıma gelince, hepinizi çok seviyorum. Beni desteklediğiniz için binlerce kez teşekkür ederim. Ve kapanış her zaman yazdığım bir şey.. 
SEVGİLER.. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder